bagisiklik.gen.tr https://www.bagisiklik.gen.tr Bağışıklık, Bağışıklık Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, bagisiklik.gen.tr Thu, 17 Mar 2016 00:00:00 +0000 Tue, 21 May 2019 00:00:00 +0000 60 Çocuğun Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir https://www.bagisiklik.gen.tr/cocugun-bagisiklik-sistemi-nasil-guclendirilir.html Sun, 25 Nov 2018 09:25:29 +0000 Çocuğun Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir, Mevsimsel değişimler ve kalabalık ortamlar çocukların enfeksiyonlarla karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Polenlerinin uçuştuğu bahar aylarında aldatıcı hav Çocuğun Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir, Mevsimsel değişimler ve kalabalık ortamlar çocukların enfeksiyonlarla karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Polenlerinin uçuştuğu bahar aylarında aldatıcı havalar ve sağlığı tehdit eden alerjenler çocukların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bağışıklık sistemi güçlü çocuklar hem kolay hastalanmayacak hemde ebeveynleri yormayacaktır. Bebeklikten itibaren uygulanan aşılar ve anne sütünün düzenli verilmesi bağışıklık sisteminin gelişmesinde temel katkı niteliğindedir. Çocukluk çağlarında bağışıklık sisteminin zayıflığı nedeni ile hastalıklara daha yatkın olunurken ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin gelişmesi ile hastalıklarda azalma görülmektedir. Sağlıklı bir yetişkin hastalıklara karşı dayanıklılık gösterirken ilerleyen yaş ile birlikte tekrar hastalıklarda artış görülmeye başlanmaktadır.

Anne sütünün çocuk bağışıklık sistemi üzerinde ki etkileri

Çocuk beslenmesi bağışıklık sisteminin gelişmesi için en önemli çevresel faktördür. Bu faktörlerin en önemlisi anne sütü ile beslenmedir. Anne sütü içeriğinde bulunan immunglobulinler ve diğer koruyucular, bebeğe direkt olarak geçmektedir. Anne sütünün doğumdan sonra iki yıl boyunca düzenli olarak bebeğe verilmesi konusunda bir çok uzman görüşü bulunmaktadır. Böylece bireyin hayatı boyunca güçlü bir bağışıklık sistemi elde etmesini sağlamaktadır. Çocuğun anne sütünü iki yıldan sonra halen istemesi, anne sütü yetersizliğinden dolayı çocuğu aç bırakabilir. Böylece anne sütüne güvenip yemek yemeyen çocuğun düzenli besin almamasına ve zayıflığa neden olacağı unutulmamalıdır.

Çocuk bağışıklık sisteminin gelişmesinde omega 3 ve C vitamini desteği

Omega 3 desteği özellikle çocuklar olmak üzere ailenin tüm fertlerinin haftada bir günün bir öğününü balık yiyerek geçirmeleri önemlidir. Ayrıca limon, portakal, mandalina gibi meyveler kışın tüketilmesi gereken önemli destek ürünler olup yazın limonata şeklinde kullanılmalıdır.

Çocuk bağışıklık sisteminin güçlenmesinde iki yaşından sonra beş altı öğün şeklinde az miktarlarda yemeklerin suyundan verilebilir. Çocuğunuz doyduğunu size hissettirecektir. Çocuğun beslenmesi ne kadar önemli ise aşırı kilo alımı ve kan yağlanması da bağışıklık sisteminin gelişmesini olumsuz etkileyeceğinden o kadar önemlidir. Bu nedenle olumsuz etki meydana getirecek beslenme şekillerinden uzak durulması gerekir.

Çocuğun Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir
Çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirici diğer uygulamalar
  • Çocuğun mevsimsel değişimlere uygun giydirilmesi gerekir,
  • Yaşına göre çok yormadan spor yaptırın,
  • Sigara içilen yerlerden uzak durdurun,
  • Sıvı tüketimine özen gösterin özellikle yeşil ılık çay tüketimi bağışıklık sistemi için oldukça önemlidir,
  • Başta el yıkama alışkanlığı olmak üzere genel temizliğini yapması için gereken özeni gösterin, birçok hastalık yıkanmayan eller ile birlikte bulaştığı unutulmamalıdır.
  • Bebek doğumla birlikte aile hekiminizin kontrolünde bütün aşılarını takip ettirin ve kendinizde takip edin, son zamanlar da ülkemizde unutulmaya yüz tutmuş çocuk hastalıklarının tekrar görülmeye başlanması eski aşıları gündeme getirdiğinden hekiminiz ile sürekli konta halinde bulunun,
  • Yağı, Karbonhidrat ve protein içeren yiyeceklerin düzenli ve yeterli verilerek dengeli ve düzenli beslenmesi sağlanmalıdır. Zengin vitamin içerikli koyu renkli meyve ve sebzeler tüketimine özen gösterilmelidir.
  • Çocukluk çağları okul çağları olduğundan okula gitmesi mecburidir. Fakat okul da meydana gelebilecek salgın hastalıklara karşı okul yönetimi ile irtibat halinde olun, okulun gerekli hijyen şartlarına uyup uymadığını veli olarak kontrol edin,
  • Hastane]]> Bağışıklık Sisteminin Çökmesi https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sisteminin-cokmesi.html Mon, 26 Nov 2018 05:20:24 +0000 Bağışıklık sisteminin çökmesi, ile  başta kanser olmak üzere birçok hastalık vücudumuza ciddi zararlar verebilir. İnsan sağlığını koruyan ve temin eden en önemli faktör, vücudumuzun immün sistemi yani bağışıkl Bağışıklık sisteminin çökmesi, ile  başta kanser olmak üzere birçok hastalık vücudumuza ciddi zararlar verebilir. İnsan sağlığını koruyan ve temin eden en önemli faktör, vücudumuzun immün sistemi yani bağışıklık sistemidir. Bağışıklık Sistemi, vücut için hayati önemi olan bir faaliyettir. Bu sisteminin gelişmesi için bebeklikten başlayarak yaşamın her devresinde gerekli özenin gösterilmesi gerekir.

    Bağışıklık sistemi,  komplike bir sistemdir. Vücudu bakterilere,  birçok yabancı maddeye, kanser hücrelerine ve virüslere karşı korur. Bu döngü, milyonlarca kan hücresi ve proteinlerin organize bir şekilde çalışması sonucu gerçekleşir. Bağışıklık sistemi zayıf ise  kişide her türlü psikosomatik hastalık ve iltihabi hastalıklar  ortaya çıkabilir. 

    Bağışıklık sistemini çökerten nedenler:

    • Protein, vitamin ve mineral alımının yetersizliği
    • Kötü beslenme alışkanlıkları
    • Alkol, uyuşturucu, sigara  
    • kimyasal ilaçlar
    • Şişmanlık
    • Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar
    • Serbest radikaller
    • Ağır metaller
    • Hormon düzensizliği
    • Genetik yapısıyla oynanmış gıdalar
    • Vücut ısısının sık değişimi
    • Uyku saatlerinin düzensizliği
    • Hava kirliliği 

    Bağışıklık sisteminin çökmesinin en büyük nedeni besin yetersizliğidir. Günlük beslenmede çok fazla şekere yer verilmesi, alkol tüketimi, obezite gibi durumlar çeşitli nedenlerle bağışıklık sisteminin işlevini düşürür. Yeterli protein alımı en iyi seviyedeki bağışıklık işlevi için şarttır. Fakat fazlası yine bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.  Alınan besinler enerji için oksijenle yandığı zaman serbest radikaller yani oksijen içeren son ürünler ortaya çıkar. Serbest radikaller dokularda ve hücrede çoğaldığında DNA yapısında hasara sebep olur. Ayrıca hava kirliliği, sigara, radyasyon gibi etkiler  nedeniyle de serbest radikaller artış gösterir. Artış durumunda kalp-damar hastalıkları, kanser gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Besinlerle beraber aldığımız antioksidanlar vücuttaki serbest radikallere karşı savaşır. Serbest radikallerin yarattığı olumsuz etkinin etkisinin en aza indirilmesi ve önlenmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir.

    Bağışıklık Sisteminin Çökmesi

    Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve desteklenmesi, soğuk algınlığı, grip ve kanserden etkilenme olasılığını azaltmak ve hastalıklara karşı direnç kazanmak için en önemli faktördür. Kronik enfeksiyonlar genellikle bağışıklık sisteminin çöktüğü dönemlerde ortaya çıkar. Zayıf bağışıklık sistemi enfeksiyona neden olur,  enfeksiyon bağışıklık sisteminde hasar oluşturur ve bu da vücut direncini daha çok zayıflatır. 

    Bağışıklık sistemi, günlük yaşamda eksik alınan veya alınamayan protein, vitamin ve minerallerleri alarak, dengeli ve yeterli beslenilerek, stresten uzak durularak, spor ve egzersiz yaparak güçlendirilir.  Bağışıklık sisteminin desteklenmesi için kullanılan en önemli maddeler  A, B, C, E  vitaminleri, karotenler, demir, selenyum ve çinko dur. Bağışıklık sistemi her an aralıksız çalışan bir karmaşık sistem olduğu için, sistemi oluşturan maddeler zamanla azalır. Bunları kısa sürede takviye etmemiz durumunda vücudumuz sürekli bir koruma içinde kalacaktır. Eksilen bu maddeleri en iyi takviye eden besinler  hububatlar, bal, havuç, ıspanak, balık,  omega3 içeriğinden dolayı balıkyağı, kavun, soya fasulyesi, kayısı, yağsız et, süt, muz, yumurta, kuru maya, yeşil yapraklı sebzeler, sarımsak, kuşkonmaz dır.  Bunların dışında vücutta gerçekleşen birçok reaksiyon için su gereklidir. Bu nedenle günlük en az 2 lt su tüketilmelidir. Ekinezya, ıhlamur, kuşburnu, zerdeçal, zencefil çaylarınında birbiriyle karıştırılmadan tüketilmesi faydalıdır.

    ]]>
    Çocuklarda Bağışıklık Sistemi https://www.bagisiklik.gen.tr/cocuklarda-bagisiklik-sistemi.html Mon, 26 Nov 2018 12:02:39 +0000 Çocuklarda Bağışıklık Sistemi, çocukluk döneminde sağlıklı bir hayat sürdürülmesi için çok önem taşımaktadır. Çocuklarda bağışıklık sistemini güçlendirmek için beslenme alışkanlıklarının düzenli olması ve s Çocuklarda Bağışıklık Sistemi, çocukluk döneminde sağlıklı bir hayat sürdürülmesi için çok önem taşımaktadır. Çocuklarda bağışıklık sistemini güçlendirmek için beslenme alışkanlıklarının düzenli olması ve sağlıklı ortamlarda gelişimini sağlamak bağışıklık gelişimleri açısından önemli rol oynamaktadır. Sağlıklı ortam dediğimiz zaman aşırı hijyen ortam olması da çocukların bağışıklıkları için fazla iyi değildir. Çünkü çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmesi açısından çevreden ve bulundukları ortamdan bakteri ve mikropları alması da gerekmektedir. Çocuk vücudu bu mikrop ve bakterileri tanıması önemlidir. 

    Çocuklarda olduğu gibi tüm canlılarda bağışıklık sistemi savunma sistemi olarak bilinir. Bu savunma sistemi ağız, deri ve burun yolu ile dışarıdan alınan mikroorganizmaların vücuda girişlerini engellemek ve bir şekilde vücuda giren mikroorganizmaların vücuda hastalık yapmaması aynı zamanda diğer organlara nüfus etmemesini önlemektir. Bağışıklık sistemi hafıza hücreleri, yok edici hücreler, akyuvarlar, dalak ve lenf bezleri gibi sistemlerin bir arada çalıştığı sistemdir. Çocuklarda bağışıklı sistemi anne karnında başlamaktadır. Anne karnında ilk aylarda gebelikte geçirilen enfeksiyonlar ve buna bağlı zayıflıklar hafızasında fonksiyonları geliştirir olgunlaşır ve bağışıklık sistemi oluşmaya başlar ve kendi vücudunu korumaya başlar. Çocuğun fiziksel durumu, aşılar, kullanılan ilaçlar, beslenmesi ve geçirmiş olduğu enfeksiyonlar bağışıklık sisteminin gelişmesini etkileyen faktörlerdir. Çocuğun çok fazlaca koruma altına alınan ailelerde çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmediği görülmektedir. Bu durumdaki çocukların ağır ve daha sık enfeksiyon riski altında olduğu da bilinir.

    Mikroptan arınmış ortamda çocuk bağışıklık sistemi zor güçlenir.
    Gelişmiş olan ülkelerde astım, alerjik hastalıkların ve enfeksiyonun çocuklarda son yıllarda çok görülmesi steril ortamda çocuğun bağışıklığının zor geliştiği gerçeğini doğrulamaktadır. Araştırmaların sonucunda çocuğun bulunduğu ortam çok fazla steril olursa bağışıklık sistemi kendine çalışarak kendi kendine zarar vermeye ve bunun sonucunda da otoimmun hastalığı başlangıcı bu sebeple olmaktadır. Çocuğun yeteri kadar bağışıklık sistemini geliştirmesi bulunduğu ortamda akranları ile oynarken almış olduğu toprak ve benzeri mikroplarla bağışıklık sistemini o kadar güçlendirmiş olur. Çocuk çok kalabalık ailelerde diğer aile bireyleri ile büyüyen ve fazla steril olmayan ortamlarda bağışıklık sistemini daha fazla geliştirmektedir. Örnek olarak düşünecek olursak kalabalık kreş ortamlarında çocuk bir çok mikroorganizmalara maruz kalacağı için enfeksiyon olasılığı fazla olacağından çocuğun bağışıklık sistemi gelişmiş olacaktır. 

    Çocuklarda Bağışıklık Sistemi
    Çocuklarda bağışıklık sisteminde anne sütü
    Çocuk bağışıklık sisteminin en önemli faktörlerinden olan beslenme ve özellikle anne sütüdür. Çocuğun anneden almış olduğu sütün içeriğinde bulunan immunglobulinler aynı zamanda koruyucu diğer elemanlar çocuğa diker geçeceğinden  çocuğun ömür boyu kendisini koruyacak bağışıklık sisteminin ilk ve sağlam temelini atmış olmaktadır. Çocukların dengeli beslenmesi bağışıklık için önemli olduğu kadar çocuklarda beslenme yetersizliği olduğu zamanda bağışıklık sistemin negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca aşırı kilo durumunda çocukta kan yağları arttığı için bu durumda da çocuğun bağışıklık sistemini kötü yönde etkileyecektir. 

    Çocuklarda bağışıklık sisteminde besin
    Çocuk bağışıklık sisteminin meyve ve sebzelerden alınan vitaminler özellikle D ve C vitaminleri çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirmek için önemlidir. Çocuk bağışıklık sistemin güçlendirmek adına bireyin kereviz, lahana, brokoli, turp, sarımsak, soğan ve ıspanak tüketimi fazla olmasına yardımcı olunmalıdır. Aynı zamanda balık tüketimi de çocuklarda bağ]]> Bebeklerin Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir https://www.bagisiklik.gen.tr/bebeklerin-bagisiklik-sistemi-nasil-guclenir.html Mon, 26 Nov 2018 18:22:31 +0000 Bebeklerin Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir, bebeklerde bağışıklık sistemi oldukça karışık olup beslenme şekilleri önemlidir. Özellikle protein, fitonutrientler, vitaminler, antioksidanlar, Omega 3 yağ asitleri gibi fayda Bebeklerin Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir, bebeklerde bağışıklık sistemi oldukça karışık olup beslenme şekilleri önemlidir. Özellikle protein, fitonutrientler, vitaminler, antioksidanlar, Omega 3 yağ asitleri gibi faydalı vitaminler ile bebeklerin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerekir. Ayrıca bebeklerde bulunan yararlı bakteriler bağışıklık sisteminin eğitiminde önemli rol oynar. Bebeklerde vücudun birçok yerinde özellikle de bağırsak florasında milyonlarca faydalı mikroorganizmalar bulunur. Bağışıklık sisteminde hafıza fonksiyonu yerine getirmesi için gerekli olan bu bakteriler anne sütü içen bebeklerde ve fermente besinler sayesinde artmaktadır.


    Bebeklerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılması gerekenler

    Bağışıklık sisteminin hafıza fonksiyonun gelişmesi için aşı oldukça önemlidir. Bebeklerde yapılan aşılar doğal bağışıklık kazanması esnasında tehlikeli ya da zararlı olabilecek bir sürü virüse karşı bebeğin vücudunu direnişe geçirir. Bebeklerin hastalık taşınması vücudun dirence geçmesi için önemlidir. Hastalıklar vücuda girmeli, aşı koruma sağlayarak bunları yok etmelidir. Bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılması gereken bazı önlemler vardır. Şimdi bunlardan bahsedelim.
    Bebeklerin Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir
    • Anne sütü bebeklerin gelişmesi açısından oldukça faydalı olur. Hem aktif hem de pasif bağışıklığa katkı sağlar. Bebeklerin doğumdan itibaren anne sütü içerisinde bulunan vitamin ve mineraller ile beslenmeleri; iki yaşına kadar da anne sütüne devam etmeleri halinde bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinde katkı sağlanır.
    • İlk üç hafta özellikle hasta kişileri çocuğa yaklaştırmamak oldukça önemlidir. Bu dönemde çocuğun kendine özgü bağışıklık sistemi hazır olmadığı için enfeksiyonlara karşı çocuğun korunması oldukça önemlidir. Hasta olan kişilerden bulaşan zararlı mikroorganizmalar bebeğin bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Daha sonra sterilizasyonu kademeli olarak atmakta fayda vardır. Altıncı haftadan itibaren bebeklerin temiz havaya çıkartılması, kısa süreli hava alması sonrasında bebeğin bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi gerekir.
    • Fermente gıdalara başlayarak bebeklerin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi sağlanır. 6 aylık bebeklere yoğurt gibi fermente gıdalar verilmesi uygundur. Ayrıca fermente gıdalar bebeklerin azar azar kullanması gereken gıdalar arasında bulunur.  Bu şekilde bebeğin bağışıklık sistemine katkısı sağlanırken; hafıza fonksiyonunun güçlenmesi sağlanır.
    • Probiyotikler takviye yapılarak bebeklerin bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi sağlanır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında ve mide bağırsak enfeksiyonlarının yoğun olduğu bebeklerde düzenli olarak probiyotik kullanımının bebeği koruyacağı etkisiyle kullanılmasında fayda vardır. Ayrıca bebeklerin gereksiz yere antibiyotik kullanması sakıncalıdır. Bebekte bulunan antibakteriyel enfeksiyon sonucunda antibiyotiklerin kullanılması gerekir.
    • Bebekliğin dokuzuncu ayından itibaren fitonutrinetları sebze ve meyvelerden alması gerekir. Mevsiminde tüketilen organik sebze ve meyvelerin tüketilmesi ile bebeklerin bağışıklık sistemi kuvvetlendirilir. Sebze ve meyve tüketimi yeterli olmayan bebeklerin vitamin takviyesi alması önemlidir. Bebeklikten itibaren abur cubur gibi gıdaların yedirilmemesi ve bebeğin dengeli beslenmesi ile bağışıklık kuvvetlendirirken; beyaz şekerin vücudun bağışıklık sistemine düşman olması sebebiyle beyaz şeker içeren gıdaların tüketilmemesi bebeğin bağışıklığını destekler.
    • Evde kullanılan temizlik ürünlerinin bebeğin bağışıklık sistemine zarar verdiği bilinmektedir. Bu sebeple doğal arap sabunu gibi temizleyicilerin tercih edilmesi gerekir. Çamaşır suyu, hipo gibi kuvvetli ürünlerin kullanılması bebeğin bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Temizlik maddeleri bakteri direncine yol]]> Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik.html Tue, 27 Nov 2018 09:55:23 +0000 Bağışıklık, Bağışıklık herhangi bir sebeple insan yada hayvan vücuduna giren virüs ve bakterilerin  vücut içerisinde doğal olarak ya da sonradan kazanılarak vücudu koruma yeteneğine denir.  Ayrıca bağışıklık sistemin Bağışıklık, Bağışıklık herhangi bir sebeple insan yada hayvan vücuduna giren virüs ve bakterilerin  vücut içerisinde doğal olarak ya da sonradan kazanılarak vücudu koruma yeteneğine denir.  Ayrıca bağışıklık sistemin güçlendirmek çok önemlidir. Çünkü bağışıklık vücutta oluşan kanser hücreleri üzerinde vücudu savunan önemli bir sistem olmuştur. İnsan vücudu iki yolla bağışıklık kazanır bunlar aktif bağışıklılık ve pasif bağışıklıktır. Aktif bağışıklılık vücudun azda olsa hastalık çekmesi sonucu oluşur. Hastalık sonucu oluşan organizmalar bedendeki antikor reaksiyonlar uyandırarak bağışıklığı güçlendirir. Pasif bağışıklık ise mikropların vücuda aşılanması sonucu oluşur. Bağışıklık iki çeşit olarak bilinir. Doğal bağışıklık ve Sonradan kazanılan bağışıklık

      Doğal Bağışıklık; İnsanın kalıtsal ve yapısal özellikleri ile ortaya çıkan bağışıklıktır. Vücutta bulunan organizmanın doğuştan hastalıklara karşı dirençli olması bunun yanı sıra kazanılan doğal bağışıklık organizmanın zayıf düştüğü yada virüslere yenik düştüğü sırada etken yada edilgen bağışıklık kazandırılarak vücuda savunma kazandırılır. Etken bağışıklıkta hastaya şırınga ile zayıflatılmış hastalık verilerek antikor yapımının uyarması sağlanır. Bu hareketle hastanın hastalığı hafif atlatılması sağlanır böylece vücudun çoğu zaman ömür boyu bağışıklık kazanılması da sağlanmış olunur. Bu uygulamanın kullanıldığı hastalıklar olarak boğmaca, difteri, tetanos, çiçek, çocuk felci, kızamık, tüberküloz ve tifo dur. Bu hastalıkların etkinlikleri ısı ve kimyasal maddelerle yok edilmiş mikroplar vücuda aşılanmak sureti ile yapılır ve vücudun organizmada oluşmuş antikoru harekete geçmesi sağlanarak bağışıklık kazanır.

      Sonradan Kazanılan bağışıklık

      İnsanların doğumdan sonra bazı hastalıklara karşı kazanmış oldukları bağışıklıktır. İnsan vücudunun kendi mekanizmaları ile kazanılır bazen de dışarıdan alınan koruyucu maddeler ile kazanılan bağışıklıktır. Kısacası yapay olarak oluşan bir bağışıklıktır. Sonradan kazanılan bağışıklık( aktif ve pasif) bağışıklık adında ikiye ayrılır. 

      Aktif bağışıklık; Kişinin hastalık etkenine vücut içerisinde kendi savunmasını yapan ve antikor oluşturması ile sağlanan bağışıklıktır. Kazanılan bağışıklık süresi uzundur. Aşı zayıflatılmış mikrop, enfeksiyon ve toksin içermektedir. 

      Pasif bağışıklık; İnsan vücuduna dışarıdan serum ile antikor takviyesi yapılarak vücuda kazandırılan bağışıklıktır. Sonradan kazandırılan bu bağışıklık kısa sürelidir. Serum hayvan kanından elde edilen hazır antikordur vücuda mikroplar girdikten sonra vücut direncini mikroba karşı arttırmak için hastaya verilir.

      Bağışıklık
      Aktif bağışıklığa örnek olarak aşı verebiliriz. Aşının aktif bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri;
      • Aktif bağışıklık sağlar
      • Laboratuvarda hazırlanın 
      • Zayıflatılmış toksin, mikrop ve enfeksiyon içerir
      • Koruyucudur hastalıkları önler
      • Bağışıklık süresi uzundur.
      Pasif bağışıklığa örnek olarak serum verebiliriz. Serumun pasif bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri;
      • Pasif bağışıklık sağlar
      • Hayvan kanından elde edilir
      • Hazır antikor içermektedir
      • Tedavi edici etkisi vardır hastalık esnasında verilir
      • Bağışıklık süresi çok kısadır.
      Bağışıklık sisteminin desteklenmesi için alınması gereken vitaminler C, A, E, B vitaminleridir. İçerdiği antioksidan maddeler sebebiyle bağışıklık sisteminin güçlenmesi için bazı sebze ve meyveler tüketilmelidir. Bunlar domates, sarımsak, soğan, brokoli, keten tohumu, turunçgillerdir.
      ]]>
      Bağışıklık Güçlendirici https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-guclendirici.html Wed, 28 Nov 2018 00:52:04 +0000 Bağışıklık Güçlendirici, Bağışıklık sistemimiz bizim beslenme tarzımızdan, ne yiyip içtiklerimizden, yaşam tarzımızdan yani uyku düzeni, stres, yoğun iş temposu, mutlu ve üzgünlük gibi duygusal hallerimiz, sigara, Bağışıklık Güçlendirici, Bağışıklık sistemimiz bizim beslenme tarzımızdan, ne yiyip içtiklerimizden, yaşam tarzımızdan yani uyku düzeni, stres, yoğun iş temposu, mutlu ve üzgünlük gibi duygusal hallerimiz, sigara, alkol ve madde bağımlılığı gibi alışkanlıklarımızın olup olmadığıyla ve kullandığımız ilaçlara bağlıdır. Özellikle küçük yaşlarda gerekli beslenme ve bakımın sağlanmamış olması yetişkinlik dönemini de oldukça etkilemektedir. 

    Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Doğal Gıdalar 

    Et ve Süt Ürünleri 
    • Peynir, yoğurt, süt ve ayran gibi besinler bireylerin bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bu nedenle sık sık tüketmeniz gerekmektedir. Sabahları ya da ece yatmadan önce bir bardak süt içebilir, ara öğünlerde yoğurt tüketebilirsiniz. 
    • Kırmızı et, tavuk ve balık da bağışıklık sistemini güçlendiren protein bakımından zengin besinler arasındadır. 
    • Pek çok kişi tarafından balık tüketimi kokusundan dolayı yadırganmaktadır. Buna karşın balığın faydalarından asla yararlanmadan geçmemelisiniz. 
    Bağışıklık GüçlendiriciMeyve ve Sebzeler
    • Meyve, sebze gibi  vitamin içerikli bu besinler vücudun düzenleyicisidir.
    • Elma, portakal, muz, ıspanak, sarımsak bunlara örnek verilebilir. 
    • Sarımsak özellikle bağışıklık sisteminin en iyi dostudur denilebilir. 
    • Bağışıklık sisteminin yanı sıra boşaltımı da hızlandırır ve kilo vermeniz yarar. 
    İçecekler
    • Ayran, süt ürünlerinde de belirtiliği gibi vücuda zararı olmayan, doğal bir içecektir. 
    • Elbette en iyi içecek olan su bağışıklık sistemi için de vazgeçilmezdir. 
    • Şalgam suyu, portakal suyu ve diğer Doğal ve taze sıkılmış meyve suları da bağışıklık sistemini güçlendirir. 
    • Bitki çayları da vücudun sindirimini hızlandırırken bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olurlar. 
    ]]> Bağışıklık Sistemi Hastalıkları https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-hastaliklari.html Wed, 28 Nov 2018 08:01:25 +0000 Bağışıklık sistemi hastalıkları, bağışıklık sistemi vücudu dışarıdan gelen yabancı maddelere karşı koruyan, özel hücre ve dokulardan oluşmuş bir sistemdir. Canlıda gelişebilecek hastalıklara karşı koruy Bağışıklık sistemi hastalıkları, bağışıklık sistemi vücudu dışarıdan gelen yabancı maddelere karşı koruyan, özel hücre ve dokulardan oluşmuş bir sistemdir. Canlıda gelişebilecek hastalıklara karşı koruyucudur. Bağışıklık sistemi tümör hücrelerini tanıyarak yok eden bir fonksiyona sahiptir. Vücudu ayrıca soğuk algınlığı, grip gibi daha birçok hastalığa karşı koruyan ve mükemmel çalışan bir sistemdir.

    Bağışıklık sistemi zayıfladığında, fonksiyonel olarak işlemediğinde ortaya çıkan tıbbi durumlar bağışıklık sistemi hastalıkları olarak tanımlanır. Bağışıklık sistemine bağlı gelişen birçok hastalık bulunmaktadır ve hastalıklarda yaşanan belirtiler neredeyse hemen hemen aynıdır. Bu nedenle kesin teşhis için zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Bağışıklık sistemine bağlı gelişen en yaygın hastalıklar Tip1 diyabet, Lupus Eritematoz ve Çölyak hastalığıdır.

    Bağışıklık sistemi hastalıkları

    Tip1 diyabet: Vücudu dışarıdan gelen faktörlere karşı korumakla yükümlü olan bağışıklık sistemi, herhangi bir nedenden dolayı fonksiyonunu yerine getiremediğinde kendi içindeki hücreleri yabancı olarak algılayarak, bu hücrelere saldırır ve hücrelerin tahrip olmasına neden olur. Bu durum karşısında otoimmum hastalıklar ortaya çıkar. Bu hastalıklardan biri de Tip1 diyabet hastalığıdır. Herhangi bir nedenden dolayı harekete geçen bağışıklık sisteminde yaşanan tahribat %80'in üzerine çıktığında hastalığın belirtileri yaşanmaya başlanır.

    Tip1 diyabet belirtileri

    • Yorgunluk
    • Karın ağrısı
    • Kilo kaybı
    • Mide bulantısı-kusma
    • Baygınlık hissi
    • Dalgınlık
    • Sıvı kaybı
    • Ağız kuruması
    • Susama
    • İdrar sayısında artış

    Tip1 diyabet tedavisi

    Tedavide temel düzenli beslenme, egzersiz ve eğitimdir. İdeal şeker seviyesini korumak için gün boyunca hastanın yediğine, içtiğine dikkat etmesi gerekir. Hayat biçiminde yapılan değişimler hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Tip1 diyabet vücutta her organı etkileyen ve yaşam boyu süren bir hastalıktır. Doktor tedavi için hastaya özel tedavi planları sunar.

    Çölyak: Hastalık bağışıklık sisteminde gerçekleşen problemlerden dolayı gelişen bir hastalıktır. Bazen yıllarca sinsi bir şekilde ilerleyerek hiç bir belirti göstermez. Bazen tipi belirtilerle başlayabileceği gibi bazen çok hafif dereceli belirtiler yaşanabilir.

    Çölyak belirtileri

    • Karın ağrısı
    • Karında şişlik
    • İshal
    • Kansızlık
    • Gelişme geriliği
    • Ağız içi aft
    • Bezginlik-halsizlik
    • Dışkı sayısında artma
    • Kas zayıflığı
    • Kilo eksikliği
    • Nedeni belli olmayan karaciğer hastalıkları
    • Sinirlilik hali
    • Cilt döküntüleri
    • Eklem ve kemik ağrıları
    • Gaz şikayetleri
    • İştahsızlık

    Çölyak her yaş grubunda görülebilen ancak tanısı oldukça zor olan bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Yaşan belirtiler hastalığın başka hastalıklarla karıştırılmasına neden olabilmektedir. Hastalık insan yaşamında ciddi değişimlere neden olabilen bir hastalık olduğu için erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

    Çölyak tedavisi

    Çölyak hastalığının tedavisinde amaç nedeni ortadan kaldırmak ve hastalık nedeniyle yaşanan eksiklikleri yerine koymaktır. Vücutta alerjiye yol açan glüten içeren gıdalardan uzak durmak tedavinin ilk adımıdır. Çölyak hastalığı tedavisi özel bir beslenme programına dayanır. Hastalık başladığı zaman tamamen tedavi edilemez. Kişi ile yaşam boyu devam eder. Buğday, çavdar, arpa gibi tahıllar içeren besinlerden kaçınmak gerekir. Çölyak tanısı konulduktan sonra diyetisyen tarafından kişiye özel bir beslenme programı oluşturulur.

    Bağışıklık Sistemi Hastalıkları

    Lupus: Vücudun savunma mekanizmasının bozulması ile meyda]]> Kedi Bağışıklık Sistemi Güçlendirici https://www.bagisiklik.gen.tr/kedi-bagisiklik-sistemi-guclendirici.html Wed, 28 Nov 2018 19:16:21 +0000 Kedi Bağışıklık Sistemi Güçlendirici, Kediler pek çok kişinin sempati duyduğu narin ve temiz hayvanlardır. Bazı kişiler kedileri her ne kadar nankör olarak nitelendirilse de aslında iyi birer dostturlar. İşte bu sevgili Kedi Bağışıklık Sistemi Güçlendirici, Kediler pek çok kişinin sempati duyduğu narin ve temiz hayvanlardır. Bazı kişiler kedileri her ne kadar nankör olarak nitelendirilse de aslında iyi birer dostturlar. İşte bu sevgili dostlarımızın sağlıklı bir şekilde yaşama devam etmeleri için onların doğdukları ilk andan itibaren çok iyi korunması gerekmektedir. Öncelikle onların hastalıklara yakalanmasını engellemeniz gerekmektedir. Çünkü kedi ve köpeklerin bağışıklık sistemi çok güçlü değildir ve hastalıklarını çok ağır atlatırlar. Hatta bazı viral enfeksiyonlar karşısında dayanamadıkları ölümle sonuçlanan hastalıklara sık yakalandıkları durumlar fazladır. 


    Kedi Bağışıklık Sistemi Güçlendirici
    Kedi Bağışıklık Sistemi Güçlendirici Yollar 
    • Öncelikle kedilerin ilk doğdukları anda temiz ve uygun sıcaklıkta bir yer ayarlanması gerekmektedir. 
    • Hayvanlarda da tıpkı insanlar gibi annenin sıcaklığı ve annenin sütü önemlidir. Kedilerin annesinden bir süre ayrılmaması gerekmektedir. Anne kedi yavrularını yalarken, bir yandan da onların temizlenmesini sağlar. Aynı zamanda onları karnı altına alırken savunmasız yavrularını da korur. Kediler sokakta ise ne yazık ki daha şanssızdırlar. En azından korunabilecekleri bir barınak tipi yer hazırlanması daha makul olacaktır. 
    • Kedinizi evde besliyorsanız düzenli olarak aşılarını yaptırmanız gerekmektedir. 
    • Bu sadece kedinizin bağışıklık sistemine değil size de faya sağlar. Çünkü sağlıklı bir hayvanın varlığı hem ev içinde daha sevimli hem de daha temiz olmasını sağlar. 
    • Kedi bağışıklık sistemini güçlendiren yollardan birisi de kedi kumunun düzenli olarak temizlenmesidir. 
    • Kediniz ev yemeklerine alışmamalıdır. Çünkü ev yemekleri hayvanlarımızın ömrünü kısaltır ve hastalanmalarını hızlandırır. Bunun yerine kediniz için farklı mamalar deneyerek kaliteli bir mama bulunuz ve ona devam ediniz. 
    • Bilinen yanlışlardan biri de kediyi yıkamak olmaktadır. Kediniz zaten kendini yalayarak temizlemektedir. Bu nedenle kedinizi yıkamanıza gerek kalmaz. Eğer çok rahatsız olursanız kuru şampuan kullanabilirsiniz. 
    • Hayvanların ciğerleri son derece hassas olduğundan hemen enfeksiyon kapabilir ve ne yazık ki bu durum çok büyük bir ağrıya neden olur.
    • Patilerini ıslak ama bebekler için olan mendillerle silebilirsiniz. 
    • Evde çamaşır suyu ve kimyasallar kullanmak yerine sirkeli su ve ya arap sabunu kullanmayı tercih ediniz. 
    ]]> Edinsel Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/edinsel-bagisiklik.html Thu, 29 Nov 2018 09:29:29 +0000 Edinsel Bağışıklık, canlılar doğduktan sonra bazen de yaşarken, çeşitli organizmalar ve bu organizmaların toksik maddeleri ile karşılaşmaktadır. Bu maddelerin bazıları vücutta çok etkin olabilmesine karşın bazıları da hi Edinsel Bağışıklık, canlılar doğduktan sonra bazen de yaşarken, çeşitli organizmalar ve bu organizmaların toksik maddeleri ile karşılaşmaktadır. Bu maddelerin bazıları vücutta çok etkin olabilmesine karşın bazıları da hiç etkili olmayabilir. Edinsel bağışıklık sistemi, humoral sistem ve T, B lenfositlerin yer aldığı hücresel sistem olarak da tanımlanmaktadır. Bu bağışıklık sistemi yaşam süresince gelişimini sürdürmektedir. Farklı patojenlere özelleşmiş cevaplar vermektedir. 

    Edinsel bağışıklık sisteminin özellikleri

    Edinsel bağışıklık sistemi, bir antijenle karşılaştığında uyarılır ve kendine özelleşmiş cevaplar verir.  Daha sonra bu uyaranla tekrar karşılaştığında hafıza özelliğini kullanarak onu tanıyacak ve daha güçlü cevaplar verecektir. Aynı zamanda bazı hastalıkları önleyecek olan antikor ve T hücrelerini üreterek bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat bu tür bağışıklık sisteminin oluşumu için uzun bir süre gerekli olduğundan vücuda yapılan ilk saldırılarda etkin değildir.  

    Edinsel bağışıklık sistemi iki türde oluşabilir. Bunlar, aktif ve pasif olarak gelişir. 
    • Aktif bağışıklık: Enfeksiyon geçirilmesi ve aşı yapılması gibi yollarla oluşan bağışıklık sistemi aktif bir bağışıklık olarak tanımlanır. 
    • Pasif bağışıklık: Edinsel bağışıklığı bulanan bir kişiden alınan serum veya hücresel bağışıklığı olmayan birine hazır bir şekilde verilme yöntemine pasif bağışıklık denmektedir. 
    Edinsel Bağışıklık
    Edinsel bağışıklık sisteminin işleyişi

    Edinsel bağışıklık sistemi ilk olarak kendinden olmayan sinyalleri aldığında işlemeye başlar. Bu aşamada güçlü bir bağışıklık yanıtı vererek sorunu ortadan kaldırmaya çalışır. Eğer bu sorunu ortadan kaldıramaz ise enfeksiyon oluşumuna neden olabilir. 
    Edinsel bağışıklık sisteminin gelişimi yeni doğan döneminden itibaren yaş ilerlemesi ile birlikte tamamlandığı için bebeklik döneminde ve çocukluk yaşlarda bazı farklı özellikler görülmektedir. Bebeklerde antijenlere karşı verilen antikor cevapları henüz çok gelişmemiştir. 
    ]]>
    Virüslere Karşı Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/viruslere-karsi-bagisiklik.html Thu, 29 Nov 2018 10:46:32 +0000 Virüslere Karşı Bağışıklık, Virüsler, vücudumuza girerek vücutta hastalıkların meydana gelmesine ve bizim bu virüslere yenik düşerek kötü hissetmemize neden olmaktadır. Öyleyse, öncelikle bu virüslerin ne olduklarını n Virüslere Karşı Bağışıklık, Virüsler, vücudumuza girerek vücutta hastalıkların meydana gelmesine ve bizim bu virüslere yenik düşerek kötü hissetmemize neden olmaktadır. Öyleyse, öncelikle bu virüslerin ne olduklarını nerelerde yaşadıklarını ve alınması gereken önlemleri öğrenmek gerekmektedir. 

    Virüs Nedir 

    Virüs, gözle görülemeyecek kadar küçük olan mikro organizmalardır ve zararlıdırlar. Elbette tüm mikroorganizmalar zararlı değildir, yararlı olanları da vardır. Eğer vücudumuzda virüslerin sayısı artarsa yararlı olanlar yenik düşer ve hastalıklar oluşur. Çocuklarda daha fazla enfeksiyon sorununun olmasının asıl sebebi de işte, direncin az olmasıdır. 

    Virüsler Nerede Yaşarlar

    Virüsler aslında her yerde yaşarlar. Evimizin eşyalarının üzerinde, özellikle kirli yerlerde, havada, suda, deri üzerinde ve hatta canlı vücudunda yaşarlar. Bu nedenle  hem çevre hem de evimizin temizliğine dikkat ederek virüslerin yaygınlaşmasını engellemeliyiz. Kendi kişisel bakımımızı da yapmak bu konuda son derece önemlidir. 

    Virüslere Karşı Bağışıklık
    Virüslere Karşı Bağışıklık Sistemi Nasıl Korunmalıdır

    Sağlıklı beslenme yoluyla virüslere karşı daha hasta olmadan önlem alabilirsiniz. Bolca su içmeli, protein destekli besinler tüketmelisiniz. Et, süt, tavuk, balık, bunlardandır. Aynı zamanda sebze ve meyveleri de mevsimine göre bolca tüketmelisiniz. Özellikle kış ayları virüslerin yaygın olarak görüldüğü ve solunum yolu hastalıklarının en fazla olduğu dönemdir. Bu dönemlerde meyve tüketimini artırmalı, bolca kış çayları içmelisiniz. Giyiminize de hava koşullarına göre ayarlamanız gerekmektedir. Bulunduğunuz ortamın temiz olması da çok önemlidir.Evinizi soğuk dahi olsa her gün özellikle sabahları havalandırmanız gerekmektedir. Ev içinde banyo, mutfak, tuvalet gibi ortak kullanılan alanların her kullanımdan sonra temiz bırakılmasına özen gösteriniz. Toplu taşıma araçlarında indiğinizde, paraya dokunduğunuzda ya da kalabalık bir ortamda bulunduğunuzda ellerinizi mutlaka yıkamalı ve tek seferlik kullanım için olan kağıt havlu kullanımını tercih etmelisiniz. 
     

    ]]>
    Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-nasil-guclenir.html Fri, 30 Nov 2018 05:11:11 +0000 Bağışıklık sistemi nasıl güçlenir, bağışıklık sistemi vücudumuzdaki çeşitli hastalıkları, kitle, tümör gibi oluşumları tanıyan, yok eden ve sağlığımızın korunmasını sağlayan bir sistemdir. Vücuda çeşitli yoll Bağışıklık sistemi nasıl güçlenir, bağışıklık sistemi vücudumuzdaki çeşitli hastalıkları, kitle, tümör gibi oluşumları tanıyan, yok eden ve sağlığımızın korunmasını sağlayan bir sistemdir. Vücuda çeşitli yollarla giren yabancı maddeleri, virüs ve bakterileri, tümörleri, kitleleri tanır, bunları yok etmek için çalışır ve vücudun kendi hücrelerini koruma altına alır. Bağışıklık sistemi bozuk olursa, insanlar çok kolay şekilde hastalanır. Bu nedenle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, sağlıklı beslenmeli ve hastalıklardan uzak kalmalıyız. Düzensiz ve yetersiz beslenme, bağışıklık sisteminin görevini yapamamasına neden  olur. Alkolün fazla kullanılması, rafine beyaz şekerin fazla tüketilmesi, proteinin fazla alınması gibi etkenler bağışıklık istemini zayıflatır.

    Bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapılmalı

    Güçlü bir bağışıklık sistemi, insanların kalp ve damar hastalıklarından, kanser türlerinden, enfeksiyonlardan korunmasına yardımcı olacak, dirençli bir vücuda sahip olmasını sağlar. Özellikle tekrarlayan hastalıklarda bağışıklık sisteminin zayıfladığı söylenebilir. Bu durumda bağışıklı sisteminin güçlendirilmesi, sağlığın korunmasında en önemli etkendir. Bunun için yapılması gerekenlere özen gösterilmelidir.

    Bağışıklık sistemini güçlendirmede en önemli besin değerleri olarak A, B, E, C vitaminleri, selenyum, çinko ve demir mineralleri, beta krotenler, antioksidanlar sayılabilir. Bu maddeleri içeren yiyeceklerin düzenli olarak alınması, hastalıkların kolay atlatılmasına ve hastalanma olasılığının düşürülmesine yardımcı olacaktır. Bağışıklık sistemi dirençli, güçlü olanlar yaşlanma etkilerinden de kurtulurlar.

    Güçlü, sağlıklı bir bir bağışıklık sistemi kişilerin görünümünden, sağlıklık olmasına kadar her aşamada etkin rol oynar. Bu sayede kişilerin kendini iyi hissetmesini sağlar. Bu etken yaşam kalitesinin yükselmesinde önemli bir unsurdur. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek için, stresten uzak kalınmalı, spor yapılmalı, dengeli beslenme düzeni kurulmalı, alkol ve sigara alışkanlığı terk edilmelidir. Bu şekilde bizleri hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemine dışarıdan destek vermiş oluruz.

    Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir
    Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler arasında, domates, brokoli, sarımsak ve soğan, turunçgiller, keten tohumu, taze sebze ve meyveler, soya, zerdeçal, zencefil, süt ve süt ürünleri sayılabilir. Bunların düzenli olarak tüketilmesi uzmanlar tarafından önerilmektedir.

    Bağışıklık sisteminde sorun olan kişiler kendilerini her zaman yorgun hisseder, saçları ve tırnakları sürekli kırılır, beslenmede fast food ürünlerine ağırlık verirler. Bu kişiler vitamin ve mineralleri yeteri kadar alıyor olsalar da, bazen kullanılan bazı ilaçlar bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir. Alınan vitaminlerin abartılması, fazla miktarda alınması da bağışıklık sistemimize iyi gelmez. Vücut dengesinin iyi kurulması gerekir. İyi geliyor diye her şeyin fazlasını tüketmek yanlıştır. İnsanların Fazladan aldığı D vitamini kemikleri desteklemek yerine zarar verecek, hastalıklardan korunmak için C vitamini alımını abartmak böbrek taşlarının oluşmasına neden olacaktır. Bu yüzden bağışıklık sistemini güçlendirmek yerine dengenin bozulmasına yol açacaksınız. Sağlıklı yaşamak istiyorsanız, bağışıklık sistemini güçlendirmelisiniz.
    ]]>
    Alerji Bağışıklık Sistemi https://www.bagisiklik.gen.tr/alerji-bagisiklik-sistemi.html Fri, 30 Nov 2018 17:46:59 +0000 Alerji bağışıklık sistemi, tarafından verilen zamansız, oldukça şiddetli, ölçüsüz ve ani yanıtlardır. Canlıların yaşamına devam etmesi için, iç ve dıştan gelen zararlı etkenlere karşı kendini koruyabilecek güvenli si Alerji bağışıklık sistemi, tarafından verilen zamansız, oldukça şiddetli, ölçüsüz ve ani yanıtlardır. Canlıların yaşamına devam etmesi için, iç ve dıştan gelen zararlı etkenlere karşı kendini koruyabilecek güvenli sistemlerine sahip olmalıdır. İnsandaki bağışıklık sistemi bu güvenlik mekanizmaları arasındadır. Diğer canlılara göre daha kompleks bir sistemdir. Hastalık yapabilen virüslere, bakterilere, zararlı etkenlere karşı vücudu koruma görevi üstlenmiştir. Antikor üretimi yaparak, zararlılara karşı savaş açar. Bu eylemin doğru yapılması için, vücudun hücreleri ile zararlıların doğru ayrılması gerekir. Bağışıklık sisteminin bu eylemi % 99 oranında doğru şekilde yaptığı bilinir. Kalan ihtimalde antikorları ve yabancı maddeleri ayırt edememekte ve alerji sorunu yaşanmaktadır.

    Alerji neden olur, bağışıklık sistemiyle bağlantısı nedir

    Vücutta alerjiye neden olan etkenler çiçek tozları, nikel alaşımlı eşyalar, bakır paralar, sinek ve böcek sokmaları, soğuk hava, çeşitli besinler gibi faktörlerdir. Bu nedenle oluşan alerjide ciltte kızarıklık gibi hafif derecede etkiler oluşabileceği gibi, ciddi rahatsızlıkların ortaya çıkması da söz konusu olabilir. Bazen alerji genetik etkenlerden kaynaklanabilir. Yaşın ilerlemesi de bağışıklık sistemini zayıflattığı için, yaşlılarda alerji sorunu daha fazla yaşanabilir. Alerjiye neden olan antikor ise, İmmunoglobin E (IgE) sağlıklı kişilerde belli oranda sentezlenmekte, alerjik yapıda olan kişilerde ise bunun on katı oranında sentezlenmektedir.

    Alerjiye neden olan maddeyle ilk defa karşılaşan vücutta fazla miktarda IgE antikoru salgılanmaya başlar. Bu antikorlar solunum ve sindirim sistemindeki iç yüzeylerde bulunan epitel dokunun arasındaki mast hücrelerine tutunur. Bu aşamada IgE antikorları vücudu korumak için hazır halde bekler. Alerjen maddeler vücutta ortaya çıktığında ise, antikorlar ortaya çıkar. Bünyelerinde bulunan histamin gibi maddeleri boşaltarak, bu alerjen maddeleri ortadan kaldırmaya çalışır. Antikor türleri ortalama 3 hafta kadar vücutta etkisini sürdürürken, IgE antikorları mast hücreleriyle birlikte uzun yıllar tahribe uğramadan vücutta kalır. Bu özellik çocukluk döneminde penisilin alerjisi olan bir bireyin yetişkinlik döneminde de penisiline aynı tepkiyi vermesini kolayca açıklar. Yani 5-6 yaşlarında üretilen IgE antikorları kişi 40 yaşına bile gelse, mast hücrelerine tutunarak bozulmadan fonksiyonlarına devam edebilir.

    Bir kişinin bağışıklık sisteminin alerjik reaksiyona neden olacak miktarda IgE antikorunu üretmesi için, belirli aralıklarda birkaç kez alerjenlerle karşılaşması gerekir. Alerjen vücuda ilk kez girdiğinde, bunlar IgE antikorları tarafından karşılanır, histamin gibi maddelerle zararlı kabul edilen alerjen maddeleri tahrip eder ve çevredeki dokularda iltihaba neden olup, vücudun kendi hücrelerine de zarar verirler. Yani buna örnek vermek gerekirse, alerjenler burun, göz, sinüs gibi bölgelerdeki mast hücreleriyle karşılaşır ve uyarırsa, kişide alerjik rinit ortaya çıkar. Ciltteki hücreler uyarıldığında, kişide ürtiker rahatsızlığı meydana gelir.

    Alerji Bağışıklık Sistemi
    Gıdalara ve ilaçlara karşı ortaya çıkan alerjilerde, ciltte kaşıntı, kusma, ishal gibi belirtiler oluşur. Baharda polenler havada daha fazla görüldüğünde ortaya çıkan alerjik reaksiyonlarda bahar alerjisi, havalandırılmayan ortamlardaki tozlar kış aylarında alerjik rinit ortaya çıkabilir. Hayvan tüyleri, eşyalar, toz zerrecikleri gibi etkenlerde alerjiye neden olabilir. Herkesin bünyesi farklı olduğundan, bağışıklık sistemi hassasiyeti farklı olduğundan, ortaya çıkan alerjik reaksiyonlarda farklılık gösterir.

    Bağışıklık sistemi güçlendirilirse, alerjiden korunmak mümkün olabilir

    Alerjik reaksiyonlardan korunmak için, alerjen maddelerden uzak kalınmalıdır. Ancak günlük yaşamda bu genelli]]> Bağışıklık Sistemi Neden Zayıflar https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-neden-zayiflar.html Sat, 01 Dec 2018 02:31:11 +0000 Bağışıklık sistemi neden zayıflar, bağışıklık sisteminin kendine özel bir savunma sistemi bulunmakta ve vücudun hastalıklara, enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlamaktadır. Zayıflamış bir bağışıklık sistemi olan ki Bağışıklık sistemi neden zayıflar, bağışıklık sisteminin kendine özel bir savunma sistemi bulunmakta ve vücudun hastalıklara, enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlamaktadır. Zayıflamış bir bağışıklık sistemi olan kişiler kanser, enfeksiyon gibi rahatsızlıklardan korunmayı başaramaz. Sık hastalanır, kendini iyi hissetmez, halsizlik ve yorgunluk çeker. Kendini enerjisi tükenmiş gibi hisseder. Dikkat edilmediği takdirde bağışıklık sistemi her zaman zayıflayabilir, bir anlamda sistem çöker.

    Bağışıklık sistemi kendi içinde görevleri bulunan, salgıladıkları antikorlar sayesinde vücutta koruyucu etkiler yaratan, koordinasyon içinde işlevlerini yerine getiren bir sistemdir. Bunları daha çok T ve B lenfositleri denilen savaşçıları sayesinde yerine getirirler. T lenfositleri direkt olarak bağışıklık savaşçıları olr, B lenfositleri ise uyarıldığı zaman antikor denilen bağışıklık maddesi üretimini yaparlar. Ancak bağışıklık sistemi bunların dışında kemik iliği, lenf bezleri, dalak gibi organlarla, sistemlerle desteklenir.

    Bağışıklık sistemi aslında kırılgan, hızlı bozulabilen bir sistemdir. Kolayca dış etkenlerden ve içteki sorunlardan etkilenebilir. Soğuk hava, stres, yorgunluk, kilo alma, hatalı beslenme, uykusuzluk gibi farklı etkenler bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Kişinin hastalığının olması, hareketsiz olması, kortizon gibi bazı ilaçları kullanması da, sistemin zayıflamasına neden olabilir. Bazen de bağışıklık sistemi kendine zarar verebilir. Bilinmeyen sebeplerle vücudun organlarına karşı savaşmaya başlar. Bunlar bağışıklık sisteminin aldığı hasarlardan kaynaklanır.

    Bağışıklık sistemini zayıflatan etkenler

    Stres: Kişi kendisi için tehdit olarak algıladığı durumlarda endişe ve gerginlik içinde olur. Bu etki bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar. Stres kişiyi fiziksel etkenlerden ve duygusal etkenlerden dolayı etkileyebilir. Strese yol açan fiziksel etkenler arasında uykusuzluk, kötü beslenme, UV ışınları ve alkol kullanımı gibi faktörler sayılabilir. Stresin duygusal ya da fiziksel olması önemli değildir. Bunlar aynı şekilde bağışıklık sistemine zarar verir. 

    Hormonal sistemler: Bazı hormonal sistemlerde stresin etkisiyle bağışıklık sistemini olumsuz şekilde etkileyebilir. Vücudun enfeksiyonlara direnç göstermesi beklenmez, üst solunum enfeksiyonlarına daha sık yakalanılır. Organ ülserleri ve kanser daha fazla görülür. Kalp krizi riski artar, vücutta genel ağrılar oluşur. Kişide kronik yorgunluk belirtileri ortaya çıkar. Bu etkiler metabolizmanın yaşlanma sürecini hızlandırır.

    Beslenme alışkanlıkları: Beslenmenin düzenli olmaması, vücuda gereken vitamin ve minerallerin alınmaması, protein alımının eksik olması gibi etkenlerde bağışıklık sistemini zayıflatabilir.

    Alkol, sigara ve uyuşturucu madde kullanımı: Bu maddeler bağışıklık sisteminin bütün düzenini bozar. Kişinin genel sağlık sorunları yaşamasına neden olur. Mümkün olduğunca bu alışkanlıklar terk edilmelidir.

    Bağışıklık Sistemi Neden Zayıflar
    Kimyasal ilaçlar, ağır metaller, genetiğiyle oynanmış gıdalar: Bu sağlıksız olan etkenler direkt olarak bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.

    Hareketsizlik ve aşırı kilo: Bu etkenlerde bağışıklık sistemini zayıflayan unsurlardır. Vücut düzeninin bozulmasına, hastalıklara karşı savunmasız kalmaya yol açar.

    Bu etkenlerin dışında hava kirliliği, temizlik kurallarına uyulmaması, serbest radikaller, vücudun farklı ısılara maruz kalması, güneş ışığının az alınması, uyku düzeninin bozuk olması, sıkça enfeksiyonlara maruz kalma gibi etkenlerle de bağışıklık sistemi zayıflayabilir.
    ]]>
    Bağışıklık Sistemi Testi https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-testi.html Sun, 02 Dec 2018 01:18:32 +0000 Bağışıklık Sistemi Testi, yaptırmak için bazı sorun ve nedenlerin insanlarda görülmesi gerekmektedir. Bu sorunlar  arasında en önemlileri kişilerde uyku düzensizliği oluyorsa bağışıklık sistemi testi gerekli olmaktadır. Bağışıklık Sistemi Testi, yaptırmak için bazı sorun ve nedenlerin insanlarda görülmesi gerekmektedir. Bu sorunlar  arasında en önemlileri kişilerde uyku düzensizliği oluyorsa bağışıklık sistemi testi gerekli olmaktadır. Aynı zamanda bağışıklık sistemini daha güçlü ve daha sağlam yapmak için birtakım dikkat edilmesi gereken unsurla bulunmaktadır. İnsanlarda uyku faktörü ve  bağışıklık sisteminin birbirleri ile koordineli çalışmaları gerekmektedir. Eğer bu iki unsur birbirleri ile uyum içinde çalışmıyor ise bağışıklık sistemi çökmüş demektir. Bu durumda yapılması gereken bağışıklık sistemi testi yaptırmak uygun olacaktır. Diğer bir unsur olarak bireylerin spor aktivitesine eğilmeleri gerekmektedir. Günlük az ve öz düzenli bir şekilde spor yapılması bağışıklık sistemini önemli ölçüde fayda sağlayacaktır. Bağışıklık sistemi için spor kan basıncın artırır ve kalp ritmini düzenleyerek sistemi güçlendirir ve korur. Bağışıklık sistemine iyi gelmeyen yegane düşmanları sigara ve alkol tüketimi bu iki düşmandan uzak durmak bağışıklık sistemi için faydalı olacaktır. Güçlü bir bağışıklık sistemi için bunları yapmanızda fayda görülmektedir.

    </div>
    Bağışıklık Sistemi Testi Yapılması Gereken Durumlar

    İnsan kendini dinleme yöntemi ile bağışıklık sorunu yaşıyor mu bunu çözmek ve anlamak için şu soruları kendisine sorması ve tanı koyması önemlidir. Kişinin kilo problemi var mı, kişi uyku sorunu yaşıyor mu, kişide hepatit hastalığı bulunuyor mu, kişide şeker hastalı var mı, kişide guatr hastalığı var mı veya aile bireylerinden birisinde, çok sıklıkla enfeksiyon sıkıntıları yaşıyor, sık sık hastalanıyor gribal enfeksiyon yaşanıyor mu, Alf uçuk benzeri enfeksiyonlar yaşanıyor mu, kişinin ayaklarında ağrılar oluyor mu, ayaklarda yanma ve donma hissi var mı, ayaklarda kramplar oluşuyor mu evet bu sorulara kişinin vereceği tanıt evet ise vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurmak ve bağışıklık sistemi testi yaptırması gerekmektedir. Ne kadar erken risk tespiti yapılırsa o kadar erken müdahale yapılır ve sağlığınıza kavuşursunuz.

    Bağışıklık Sistemi Testi
    Bağışıklık Sistemi Testinde Neler Yapılıyor

    Bağışıklık sistemi testinde öncelikle hastanın şikayetleri doğrultusunda uzman bir dahiliye tarafından muayeneye tabi tutuluyor bir takım testler uygulanıyor bunlar hastanın tirod testi yapılıyor, insülin düzeyi ölçülüyor, D vitamin değerlerine ölçülüyor, magnezyum ve çinko testleri yapılıyor, besin intolerans testi yapılıyor, dışkı flora testi yapılıyor bu yapılan araştırmalar ve tetkikler sonucunda belirlenen sonuçlara göre bir yol çizilerek tedavi şekli ayarlanıyor.
    ]]> Bağışıklık Yetmezliği https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-yetmezligi.html Sun, 02 Dec 2018 02:39:31 +0000 Bağışıklık yetmezliği, Bağışıklık sistemi bedeni virüsler, bakteriler diğer rahatsızlıklara sebep olan patojenler gibi tehlike arz eden yabancı tehlikelerden korumaktadır. Yani bedenin dış etkenler karşı müca Bağışıklık yetmezliği, Bağışıklık sistemi bedeni virüsler, bakteriler diğer rahatsızlıklara sebep olan patojenler gibi tehlike arz eden yabancı tehlikelerden korumaktadır. Yani bedenin dış etkenler karşı mücadele verebilmesi ancak bağışıklık sistemi tarafından gerçekleşmektedir. Bağışıklık yetersizliği rahatsızlıklarının genel özellikleri enfeksiyona karşı duyarlılığın artması bir takım rahatsızlıklardan oluşan bir grup olarak tanımlanabilir.

    Birincil bağışıklık yetmezliği bağışıklık bozukluğunun bulunduğu yere göre gruplanmaktadır. Bunlar:

    • B hücresi (antikor üreten hücreler)
    • T hücresi (virüs ve diğer mikroplarla mücadele eden ya da antikor üreten hücrelere destek veren hücre)
    • Fagositoz (Mikrop oluşumlarının savunma sağlayan hücrelerin içerisine alınıp parçalanması)
    • Kompleman (bağışıklık sisteminde bir takım görevleri bulunan sıvı bazlı proteinlerdir)

    Birincil B Hücresi Rahatsızlıkları

    B hücresi bozuklukları kök hücrelerinin antikor üretimi yapan ve salgılayan plazma hücrelerinin olgunlaşma aşamasındaki bozukluklara bağlı olarak gelişmektedir. Bu bozukluklar B hücre alt bölümünde hücreye ait bozukluklara veya T hücre alt bölümünde düzenleme bozuklukları neticesinde bağışıklığın düzenlenmesi aşamasındaki sorunlara bağlı olarak gelişebilmektedir. Antikor üretim sıkıntıları tüm antikorlarda, belirlenmiş antikor gruplarında, belli IgG alt gruplarındaki eksiklik ya da özgül olan bir yabancıya karşı yanıt verememe şeklinde görülebilir. Antikor üretim bozuklukları doğumsal olarak, geç başlayan, daimi olmayan yani geçici ve ikincil olarak gruplandırılabilir.

    Birincil T Hücresi Rahatsızlıkları

    Tek olarak T hücresi bozuklukları nadir olarak görülmektedir. Pek çok hastada T hücresi bağışıklık bozukluğu B hücresi bağışıklık bozukluğu ile bağlantılı olarak oluşmaktadır. Doğumsal olarak oluşan hücresel bağışıklık bozuklukları tespit edilmiş olan çocuklar erken çocukluk döneminde mantar veya virüs enfeksiyonları ile şikayeti ile karşı karşıya kalabilmektedir. Tespit edilen bulgular B hücre bozukluğu olan kişilere göre genellikle daha ağırdır.

    Fagosit Bozukluklar

    Fagosit bozuklukları niteliksel ya da niceliksel olarak ayırabiliriz. Fagositik hücre azlığı, doğumsal olarak, kanser hücrelerine ya da ilaçlara bağlı kemik iliği işlev bozukluğuna veya fagositik hücreye karşı olan antikorların artış gösteren tahribatına ikincil olabilmektedir. Bu tür bozukluklarda aniden gelişen bir infeksiyon esnasında bununla mücadele eden hücre sayısı çoğalabilir, fakat işlev bakımından bozulma göstermiş olan hücreler koruma ve savunma alanında pek de başarılı olamamaktadırlar.

    Kompleman Bozukluklar

    Kompleman bozuklukları kalıtsal veya sonradan zamanla oluşabilmektedir. Kompleman normal antijenin kaplanarak savunma hücreleri tarafından tanınmasının yükseltilmesi, bakteri yok etme özelliği, savunma yapan hücrelerin iltihap olan alana çağrılması için lazımdır. Kompleman bozuklukları, yenileme özelliği olan enfeksiyonlar, otoimmun rahatsızlıklar ve Neisseria infeksiyonları ile bağlantılı görülmüştür.

    Her sistem bağımsız biçimde veya bağışıklık sistemlerinden biri ya da birkaçı ile uyum içerisinde davranış gösterebilir.

    Bağışıklık yetmezliği pek çok sebepten olabilmektedir. Bu yetmezlik birincil yetmezlikler ve ikincil yetmezlikler olarak ayrıştırılmaktadır. Bu iki bölümde kendi içinde çeşitli sebeplere dayanmaktadır. 

    Bağışıklık Yetmezliği

    Birincil Bağışıklık Sistemi Yetersizlikleri

    • Doğumsal bağışıklık yetersizliği (X genine bağlı antikor yoksunluğu)
    • Edinsel bağışıklık yetersizliği (Değişken antikor yetersizliği, edinsel bağışıklık yetersizliği sendromu yani halk arasında bilinen şekliyle AIDS)
    • Doğumsal bir anormalliğe ikincil (DiGeorge sendromu)
    • İdiyopatik (sebebi henüz bulunamamış yet]]> Hepatit B Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/hepatit-b-bagisiklik.html Sun, 02 Dec 2018 23:34:24 +0000 Hepatit B Bağışıklık, Hepatit B virüse bağlı olarak karaciğerde gelişen olayların adıdır. Karaciğer vücudumuzun en önemli sindirim organlarından biridir. Kalp ve akciğerler olmadığı zaman nasıl yaşanmaz ise, Hepatit B Bağışıklık, Hepatit B virüse bağlı olarak karaciğerde gelişen olayların adıdır. Karaciğer vücudumuzun en önemli sindirim organlarından biridir. Kalp ve akciğerler olmadığı zaman nasıl yaşanmaz ise, karaciğer olmadan da yaşanmaz. Bu bağlamda karaciğerde çok ciddi görevleri bulunan ve her biri bir laboratuvar gibi çalışan bir buçuk milyardan fazla hücre vardır. Bu hastalığın bir çok belirtisi olarak sadece hepatit B'ye ait bulgular değildir. Yani halsizlik, baş ağrısı, deride kızarıklık, ateş, eklem ağrısı, bulantı ve kusma, ishal ve kabızlık gibi belirtileri vardır. Hepatit B virüsü kan yoluyla bulaşır. Bu virüsün bulaştığı yönünde değişik bulgular vardır. Bu virüsün bir şekilde sağlam insanın kanına kontrolsüz olarak kan nakli ile virüs içeren kan veya kan ürünlerinin karışması halinde olur. Virüsler bir protein içindeki yönetici molekülden oluşur ve sadece bakteri içinde çoğalırlar. Dolayısıyla virüsü taşıyan sıvının kan veya vücut sıvıları, kişideki bir yara ile temas etmesi şeklinde olur. Çok sık bulaşma yollarından biri de uyuşturucu kullanımıdır. Bu amaçla aynı iğnenin birkaç kişi tarafından kullanılması ile hastalık kişiden kişiye taşınabilir. Bir kısmı hastalığı fark etmeden ayakta geçirebilir. Bir kısmı ise, halsizlik gibi ağır hastalık bulguları ile yatak istirahati yada hastane bakımı gerekebilir. İyileşen hastanın vücudu bağışıklık sistemi ile virüse karşı silahlanır. Ve bu silahlar sayesinde kişi virüse karşı bağışıklık kazanır ve bir daha hastalanmaz. Fakat yetişkin hastaların bir kısmında bağışıklık sistemi gelişmez ve olay uzun süreli hepatit B haline döner. Böyle kişilerde karaciğer hasara uğrar. Bu nedenle bağışıklık sistemi ile etkisiz hale getirilir.

      Hepatit B Bağışıklık; Virüsler yiyemez ve büyüyemez. Asla besinleri parçalayamaz yada oksijen kullanamaz. Aslında bir virüs kendi başına işlev göremez. Ancak bir canlı hücrenin içerisinde çoğalabilir. Vücut dirençli olduğu zaman vücuda giren mikropların yok edilmesi gereklidir. Yani vücuda giren mikroplar çok fazla sayıda olmayıp veya vücudun hastalıklara karşı dirençli ise, akyuvarlar mikropların hastalık yapmasına izin vermeden onları sindirirler. Bu esnada, kanda kendiliğinden antikor oluşur ve bir süre devam eder. Neticede aynı mikrop ikinci defa gelirse, bunu tanımlar ve oluşum için orada kalır. 

      Pasif Bağışıklık; Vücuda dışarıdan antikor verilmesiyle kazanılan bağışıklıktır. Bu sebeple, kazanılan bağışıklık süresi kısadır. Bu kez serum ile kazanılır. 

      Doğal Bağışıklık; İnsanın doğumuyla beraber kazandığı bağışıklıktır. Genelde genetik özelliklere bağlıdır ve nesilden nesile geçer. İnsan vücudu, doğal yapısıyla birlikte antikor oluşturmadan kendini mikroplardan korur. Mesela midenin asit salgısı, birçok mikrobun mide asidinde ölmesini sağlamak gibidir. 

      Hepatit B Bağışıklık

      Sonradan Kazanılmış Bağışıklık; Bu bağışıklık konusu antikorlarla elde edilir. Yapay olarak oluşan bir bağışıklık sistemidir. Aktif ve pasif bağışıklık olmak üzere iki kısımdan oluşur. Bağışıklık sisteminde yer alan organlar, yapılar ve hücreler ayrıntılı bir şekilde etkileşim içerisindedir. Bu sistemin temel bileşimleri timüs bezi, kemik iliği, dalak, lenf sistemi, hormonlar ve proteinler olmak üzere hepsi birlikte birbirlerini tamamlayıcı bir görev içerisindedirler.   

      Hastalığı Geçirme Bağışıklığı; Herhangi bir hastalık mikrobu, vücuda yerleşerek kişide hastalığa neden olur. Vücut bu mikrobu algılar ve tanıyarak ona karşı antikor üretir. Şayet kişi, aynı mikropla tekrar yenilerse, daha önceden oluşan antikorlar, kişinin yeniden aynı hastalığa yakalanmasına izin vermez. 

      Serum ve Aşı Bağışıklığı; Hazır antikordur. Bazı durumlarda vücudun oluşturduğu antikorlar yetersiz kalabilir. Böyle durumlarda hastaya, o mikroba karşı hazırlanan antikorlar içeren serum enjekte edilir. Aşı, zayıflatılmış hastalık mikro]]> Humoral Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/humoral-bagisiklik.html Mon, 03 Dec 2018 22:39:37 +0000 Humoral Bağışıklık Vücut sıvıların içinde meydana gelen ve hücresel boyutta olmayan bağışıklığa humoral bağışıklık denir. Humoral yani sıvısal bağışıklık, vücutta oluşan enfeksiyonları yok eder ve vücuda ilete Humoral Bağışıklık Vücut sıvıların içinde meydana gelen ve hücresel boyutta olmayan bağışıklığa humoral bağışıklık denir. Humoral yani sıvısal bağışıklık, vücutta oluşan enfeksiyonları yok eder ve vücuda iletebilen antikorlar sayesinde sağlanır. Antikorların sentezlenmesine yardımcı olan Antijenin, fagositoz yapma görevi olan hücreler sayesinde sindirilmesini sağlar. Aynı zamanda antijenlere bağlanır ve antijenlerin etkisiz hale gelmesini sağlar. 


      Antikorda 2 adet antijen bağlanma noktası bulunur ve Y molekülüne benzer. Antijenin kuyruk bölümleri ise, antikorun türünün belirlenmesini sağlar. B lenfosit diye bilinen akyuvar sayesinde üretilen antikorların virütik enfeksiyonlarına için üretilmesine interferon adı verilir. 
      Lenfositler lenf sıvısı, timus bezi, kan, lenf düğümleri ve dalak organı gibi dokularda organlarda daha çok yer alır.
      Bağışıklık sistemini meydana getiren hücreler kemik iliğinde yer alan kök hücre denilen hücrelerden meydana gelmiştir. 
      Kemik iliği kök hücrelerin görevlerini yapabilir hale gelmesi için birtakım organlarda değişmesi ve gelişebilmesi şarttır. Gelişimi gerçekleşmiş ve değişmiş duruma gelen lenfositler vücuda yayıldıktan sonra bu hücreler antijenlerle rastlaşır ve her bir antijen türüne karşı olarak etkin hücre haline gelerek bağışıklık tepkilerini meydana getirir. Birtakım lenfositleri meydana getirecek olan bazı hücrelerin belirli bir bölümü timus adı verilen beze ulaşır ve olgun lenfositler haline gelir. Bu hücrelerin belirli bir bölümü ise kan yapan dokularda bulunan kök hücreler de değişikliğe uğrayıp gelişir.

      Humoral Bağışıklık
      Akyuvarların monosit ve nötrofil adı verilen türlerine fagosit adı verilir ve bu türler vücuda dışarıdan ulaşan ve antijen özelliğine sahip olan zararlı maddeleri fegosite edip ortadan kaldırır. Vücutta bulunan antijen oranın düşük olduğu durumda enfeksiyon durumu oluşmadan antijenler yabancı maddeleri yok eder. Vücutta bulunan antijen oranı fagositlerin savaşamayacak kadar aşırı derecede çoksa fegositler antijenleri aşırı derecede yok eder. Zaman içerisinde yok ettikleri aşırı derecedeki antijeni sindiremezler ve bu durumda fegositler parçalanmasına neden olur. Fegositlerin parçalanması sonucu vücutta irin meydana gelir. Lenfositler  bu durumlarda harekete geçer ve hücre artıklarını ve antijenleri ortadan kaldırır.
      ]]>
      Bağışıklık Sistemi Çökmesi https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-cokmesi.html Tue, 04 Dec 2018 07:37:30 +0000 Bağışıklık Sistemi Çökmesi, Bağışıklık sistemi insanları birçok hastalığa karşı enfeksiyonlardan savunma, koruma mekanizmasıdır. Beslenmede protein ve enerji bakımında yeterli beslenmediğiniz zaman bağışıklık Bağışıklık Sistemi Çökmesi, Bağışıklık sistemi insanları birçok hastalığa karşı enfeksiyonlardan savunma, koruma mekanizmasıdır. Beslenmede protein ve enerji bakımında yeterli beslenmediğiniz zaman bağışıklık sistemimizin çökmesine neden olur. Bağışıklık sistemi tüm canlıları hastalıklara karşı korur, hastalık yapacak virüsleri, maddeleri tanır ve yok eder. Bağışıklık sistemi vücuda giren veya dışarıdan vücuda temas eden maddeleri tarar vücuda yararlıyı sağlam hücrelere verir ve zararlıyı ayırt eder.

      Bağışıklık sisteminin çökmesi, zayıflaması, bozulması vücuttaki birçok fonksiyonu etkiler ve hastalıklara karşı korumasız bırakır. Bağışıklık sistemi çökmeye başladığında birçok hastalık başta özellikle kanser vücudumuza çok ciddi zararlar verir. Bu hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemini korumalı güçlendirmeliyiz. Bağışıklık yetmezliği bazı geçirilmiş hastalıklara tekrar yakalanmamıza neden olur.

      Bağışıklık sistemi çökmesinin nedenleri: Bağışıklık sisteminin çökmesinin baş nedeni strestir. Stres metabolizmamızda büyük rol oynar stres yüksek seviyeye çıktığında hormon salgısı oluşmaya başlar. Metabolizmadaki hormonlar kimi zaman çalışmayı durdurabilir bu nedenle bağışıklık sistemi zayıflamaya başlar. Stresin belirli bir seviyenin üzerine çıkması duygusal ve fiziksel olarak ikiye ayrılmaktadır.

      Fiziksel stres: Fiziksel stres kötü beslenme, uyku düzeninin bozukluğu, alkol, sigara, güneş ışınları bu faktörler vücudumuzu fiziksel strese neden olur ve bağışıklık sistemimizi olumsuz etkiler. Bu nedenlerle vücudumuz enfeksiyonlara karşı dirençsiz kalır ve midede ülser, kanser, sırt ağrısı, omuz ağrısı ve baş ağrıları, kalp krizi geçirilir, vücut hızla yaşlanmaya başlar.

      Günümüzde güneş ışınları, yüksek gerilim hatları, vericiler çok ciddi şekilde bağışıklık sistemini etkilemektedir. Uzun süre güneşte kalmak vücuda beyaz kan hücrelerinin hastalıklarla savaşmasında önemli şekilde azaldığı görülmektedir.

      Vericiler, yüksek gerilim hatlarının yaydığı radyasyon insan üzerinde olumsuz etki yaratmakta, bağışıklık sistemini çökertmekte ve kanser vakalarını artırmaktadır. Bağışıklık sistemi çöktüğünde vücut enfeksiyonlara karşı dirençsiz kalır ve sağlığımızı tehdit eden hastalıklara yakalanmamıza neden olur.

      Bağışıklık Sistemi Çökmesi

      Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalıyız: Bağışıklık sistemi günlük beslenmemize dikkat ederek, stresten uzak durmamız, aşırı kilo almaktan kaçınmak ve alkollü içkilerden, sigaradan uzak durmak gerekir. Günlük vücudumuza gereken yeterli proteini almamız bağışıklık sistemini iyi şekilde çalışmasını sağlar.

      Bağışıklık sistemini destekleyen vitaminler: Bağışıklık sistemini en iyi şekilde destekleyen A, E, B,C, demir, çinko, selenyumdur. Düzenli şekilde süt, balık, yumurta tüketimi günlük A vitaminini karşılamaktadır.

      Yeşil sebzeler, turunçgiller, ceviz, fındık, badem, fıstık, kırmızı et, beyaz et, ve balık tüketerek vücuda gerekli besinleri alıp bağışıklık sistemini güçlendirmiş olunur.

      ]]>
      Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemini-guclendiren-besinler.html Wed, 05 Dec 2018 02:35:48 +0000 Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler, Bazı bakterilerden, virüslerden ve bulaşıcı hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminizin güçlü olması oldukça önemlidir. Bağışıklık sistemi vücudun ihtiyaç duy Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler, Bazı bakterilerden, virüslerden ve bulaşıcı hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminizin güçlü olması oldukça önemlidir. Bağışıklık sistemi vücudun ihtiyaç duyduğu şekilde beslenememesi durumunda zayıflar ve birtakım bakterilerin vücuda girmesine neden olur. Bağışıklık sistemi kişinin yaşı ilerledikçe zayıflar ve belirli bir yaşa geldikten sonra kesinlikle sağlıklı ve dengeli beslenmek birtakım hastalıklara yakalanma oranını büyük bir ölçüde düşürür. Yeterli ve dengeli beslenme özellikle de kış aylarında bulaşan hastalıklardan korunmamıza yardımcı olur.

      Sağlıklı beslenmek bağışıklık sistemini destekleyen en önemli etkendir. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu kadar vitamin, mineral, karbonhidrat ve proteini karşılayarak bağışıklık sistemimizi  güçlendirmemiz mümkündür. Yeterli ve dengeli beslenmediğimiz takdirde ise bir takım hastalıklara yakalanma oranımız artar ve hastalıkların iyileşme zamanı gecikir. Bağışıklık sistemini güçlendirilmesi belirli bir vitamin ya da besin gurubu ile sağlanamaz. Birçok vitamin, mineral, yağ asitleri, aynı zamanda protein miktarı ve karbonhidrat yani genel beslenme ile sağlanabilir.

      Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler nelerdir
      • Balık, kırmızı et, hindi eti ve ay çekirdeği gibi selenyum açısından oldukça zengin besinler vücudu kolon, meme, mesane, prostat ve akciğer kanseri gibi hastalıklardan koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir,
      • Vücutta A vitamininin eksik olması bağışıklık sistemini zayıflatır ve bazı hastalıklara yakalanmamıza neden olabilir. Havuç, balık, yoğurt, inek sütü, ıspanak ve karalahana A vitamini açısından oldukça zengin besinlerdir.
      • B2 vitamini bakteriyel enfeksiyonlara karşı vücudu korur ve vücudun direncini artırır. Bu nedenle oldukça fazla miktarda B2 vitamini içeren, yumurta, peynir, mantar, badem, balık, susam,pirinç,kuru fasulye, darı, incir ve elma gibi besinler bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olur.
      • Vücutta B6 vitamininin eksik olması virüs ve bakterilerin vücudumuza çok kolay girmesine neden olur. Şam fıstığı, sarımsak, toz biber ve esmer pirinç gibi besinler B6 vitamini bakımından oldukça zengindir ve bol tüketildiği takdirde bağışıklık sistemini güçlendirir.
      • Portakal, mandalina, çilek, yeşil biber, kavun, brokoli, karnabahar, soğan, domates, limon ve ahududu gibi C vitaminli besinler birçok kişinin de bildiği üzere  bağışıklık sistemini önemli ölçüde kuvvetlendirerek vücudu hastalıklara karşı korur.
      • Yeterli miktarda D vitamini ihtiyacının karşılanması vücudu hastalıklara karşı daha da güçlendirir. Soya sütü, mantar, yumurta, inek sütü, tereyağı, peynir, uskumru, ton balığı, somon balığı gibi balık türleri oldukça büyük miktarda D vitamini içeren besinlerdir.
      • Çinko minerali bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerde az miktarda bulunur ve eksikliğinde hücrelerin çalışmasını engeller. Bezelye, bamya, ıspanak, mantar, kuruyemiş ve kırmızı et gibi besinler vücudun çinko ihtiyacını karşılayacak olan besinlerdir. Fakat vücutta oluşabilecek çinko mineralinin fazlalığı bağışıklık sisteminin görevini engelleyebilir. Bu nedenle çinko takviyeleri kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
      • Ayrıca yeşil çay, mercimek, biberiye, adaçayı,kekik, karabiber, maydanoz, zencefil, bal, kaju, zerdeçal, istiridye, kabak, pazı, brokoli ve soğan gibi besinlerde bağışıklık sistemini kuvvetlendiren besinler arasında sayılabilir.
      Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler
      Eğer ki bağışıklık sisteminizi olumsuz bir şekilde etkileyen bir hastalığınız varsa yalnızca beslenmenize dikkat ederek hastalıklara yakalanma oranınızı azaltabilirsiniz. Vücudun işlevlerini düzenli şekilde yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan besin ögelerinin minerallerin ve vitaminlerin dengeli bir biçimde alınması önemlidir. Bütün bu b]]> Spesifik Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/spesifik-bagisiklik.html Wed, 05 Dec 2018 23:17:58 +0000 Spesifik Bağışıklık, Spesifik (edinilmiş) bağışıklık sistemi hücrelerin vücuttaki bütün sistemine etki eden bağışıklık ile yüksek düzeyde özdeşleşen ve patojenik mücadelede süreçler ile düzenlenen bağışıklık Spesifik Bağışıklık, Spesifik (edinilmiş) bağışıklık sistemi hücrelerin vücuttaki bütün sistemine etki eden bağışıklık ile yüksek düzeyde özdeşleşen ve patojenik mücadelede süreçler ile düzenlenen bağışıklık çeşitlerindendir. Spesifik veya edinilmiş bağışıklık Gnathostomata ilk ulaşan sistemdir.  spesifik veya edinilmiş bağışıklık evrimsel olarak en eski bağışıklık sistemidir. Evrende yaşayan bütün canlılarda potojenlere karşı kendi içerisinde bulunan savunma sistemi ile doğuştan gelen bağışıklık ile aktivite edilmiştir. Spesifik yada edinilmiş bağışıklık sistemi omurgalarda potojenleri hatırlatarak bağışıklık oluşturan ve patojenler ile karşılaşıldığı zaman çok güçlü saldırı ve savunma sağlar. Spesifik bağışıklık sistemi sonradan kazanılan bağışıklık sistemi olarak bilinir. Vücutta gelişecek saldırılara karşı kendi, kendin daima hazırlar. Spesifik bağışıklık sistemi vücutta hızlandırılmış hücre mutasyonları ve geri dönüşümsüz olan genetik mutasyonların arasında çok yüksek uyum sağlama yeteneğine sahiptir. Spesifik bağışıklık mekanizması bütün bireyler için benzersiz çok sayıda antijen reseptörü üretimine izin veren sistemdir. Çünkü her hücredeki DNA değişimlerine ve döllerin hücre yapılarında genlerin kalıtılmasına spesifik bağışıklıkta anahtar görevi sağlayan B hücreler ve T hücrelerine rehberlik eder. 

      Spesifik Bağışıklık İşlevleri; Spesifik ya da edinilmiş bağışıklık patojenlerin doğal bağışıklıktan kaçarak omurgalılarda antijen üretmeye başladığında sistem içinde tetiklenir. Spesifik bağışıklık ana işlevleri arasında; kendinden olmayan antijenleri tanıması, spesifik patojenlere enfekte hücrelere uygulanan yanıtların üretiminde, bağışıklık belleğinin geliştirilmesi ve bu belleğin sonradan oluşan enfeksiyonları gördüğü anda patojeni ihraç için çağrılması. Bağışıklık sistemi iki bölümde incelenmektedir. Birincisi doğal(doğuştan) bağışıklık sistemi ikincisi spesifik (edinilmiş) bağışıklık sistemi. Doğal bağışıklık kalıtsaldır ilk savunma hattını oluştururlar. Spesifik bağışıklık özel antikorlat ve T hücreleri üretir bu durumda vücudun özel bağışıklık sistemi geliştirir.İlk saldırılarda etkili olmasalar da sonraki saldırılarda enfeksiyonları önleyerek uzun süre enfeksiyonları temizler.  Spesifik bağışıklıkta kendinden olan ve kendinden olmayan molekülleri bilir. Canlı vücudunda bulunan yabancı molekülleri ayırt edebilen bileşenlerdir.  
      Spesifik Bağışıklık

      Spesifik Bağışıklık Sistemi

      • Bağışıklık sisteminde bellek oluşturur
      • Patojen ve antijene özgül yanıt verir
      • Hücre aracılı ve humoral bileşenlerdir
      • Yanıt arasında gecikme vardır
      ]]>
      Doğal Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/dogal-bagisiklik.html Thu, 06 Dec 2018 09:14:10 +0000 Doğal Bağışıklık, Bağışıklık kişilerin hastalıklara karşı savaşma ve vücut direncinin sağlığı hususunda en önemli savunma mekanizmasıdır. İnsan vücudunun direninin artırılması ve sağlam bir bünyeniz olması içi Doğal Bağışıklık, Bağışıklık kişilerin hastalıklara karşı savaşma ve vücut direncinin sağlığı hususunda en önemli savunma mekanizmasıdır. İnsan vücudunun direninin artırılması ve sağlam bir bünyeniz olması için mutlaka tüketmeniz gereken besinler vardır. Bu besinler yoluyla doğal bağışıklık kazanmış olursunuz. Bebeklik döneminde mutlaka anne sütü gerekmektedir. Anne sütü bebek sağlığı için çok önemlidir. Bu sayede bebek yetişkin olduğu dönemleri de daha sağlıklı geçirebilecektir. Aynı zamanda bebeklikte çocukluğa geçilen dönemlerde ve gelişim çağındaki çocuklarda mutlaka süt ürünlerinin tüketilmesi gerekmektedir. Bal, yoğurt, meyve ve sebze yeme alışkanlıklarının da kazandırılması gerekmektedir. 

      Doğal yollarla bağışıklık sistemini güçlendirmeniz için bazı besinler mucizevi işleve sahiptir. Bunları sırayla açıklamak gerekirse; 

      Sarımsak; tam bir antioksidan görevi görmektedir. Yemeklerin yanında ya da sabahları tüm bir diş olarak tüketebilirsiniz. Vücudun ve kanın temizlenmesini, kanser hücrelerinin oluşmasının engellenmesini sağlar.

      Kayısı; sindirim sistemini çalıştırır ve zararlı maddelerin vücuttan atılma süresini hızlandırır. Aynı zamanda metabolizmanızı da hızlandırır. 

      Su; yaşamın en vazgeçilmezi ve hayati öneme sahip olan bu sıvı tüm organlar için çok yararlıdır. Size enerji verir, kanı temizler ve vücudun sıcaklık dengesinin korunmasına yardımcı olur. 

      Süt Ürünleri; süt ürünleri sadece gelişimi hızlandırmakla kalmaz büyümenin yanında vücudun daha sağlıklı kalmasını, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Yoğurt tükettiğiniz zaman cildinizin daha sağlıklı olduğunu fark edersiniz. Bu içerideki sağlığın dışa vurulmasına yardımcı olur. 

      Doğal Bağışıklık
      Et, Yumurta ve Diğer Proteinler; vücudun asıl enerji kaynağıdır. Vücut direncinin artmasını ve kasların güçlenmesini sağlar. 

      Badem, Ceviz, Fındık; bir avuç ara öğün menüsü yapabileceğiniz muhteşem bir destekleyicidir. Bu sayede enerjik olur, hafızanızı daha güçlü ve kendinizi daha dinamik hissedersiniz. Aynı zamanda kan kolesterolü de düşürür. 

      Tüm bunların yanında bilmeniz gerekir ki her besinin faydası olduğu gibi aşırı tüketildiğinde zararı da olmaktadır. Bu nedenle hiç bir besinin dozunu aşmamalı, düzenli ve dengeli beslenmelisiniz.
      ]]>
      Sarımsak Bağışıklık Sistemi https://www.bagisiklik.gen.tr/sarimsak-bagisiklik-sistemi.html Thu, 06 Dec 2018 10:19:29 +0000 Sarımsak Bağışıklık Sistemi, Sarımsak, cilde, saça vücuda ve vücuttaki hücrelerin yenilenmesine kadar pek çok işe yarayan ve tam bir vitamin deposu olan bir besindir. Özellikle son yıllarda ilaç yapımında da çok fazla terci Sarımsak Bağışıklık Sistemi, Sarımsak, cilde, saça vücuda ve vücuttaki hücrelerin yenilenmesine kadar pek çok işe yarayan ve tam bir vitamin deposu olan bir besindir. Özellikle son yıllarda ilaç yapımında da çok fazla tercih edilmektedir. Ülkemizde pek çok ilde toprak altı yumrulu bitkiler olarak yetiştirilmektedir. Fakat toplanma döneminde yaz kuraklığı isteyen bir bitki olması nedeniyle bol yağışlı yerlerde yetiştirilmesi pek fazla mümkün olmamaktadır. 
      Sarımsak Bağışıklık Sistemi
      Sarımsağın Bağışıklık Sitemini Faydaları 
      • Sarımsak hastalıklara yakalanma riskinizi azaltır ve sizi hastalıklara karşı tıpkı bir kalkan gibi korur. 
      • Saçlarınıza maske olarak uyguladığınızda saçlarınızın uzamasına ve saç köklerinin güçlenmesine, derde hastalıkları oluşmasına engel olur. 
      • Mide ve bağırsakta bulunan zararlı mikoorganizmaların vücuttan atılmasını sağlar. 
      • Göz sağlığınızı korur ve daha canlı bakışlara sahip olmanıza yardımcı olur. 
      • Kanı temizler ve enfeksiyon bulaşma riskini azaltır. 
      • Kanser hücrelerine karşı da size  tam bir dost olur.
      • Son yıllarda çocuk felci oranlarını da azalttığı görülmektedir. 
      • A,B,C vitaminleri içermektedir. Bu sayede solunum yolu hastalıkları olan grip ve nezle gibi rahatsızlıklara karşı sizi korur. 
      • Boşaltımı kolaylaştırır ve boşaltım sistemi organlarında görülen hastalıkları azaltır. 
      • Tansiyonu dengeleyerek daha sağlıklı kalmanızı sağlar. 
      • Sarımsak, yaşam kalitenizi artırarak daha uzun yıllar yaşamanıza yardımcı olur.
      ]]>
      Bağışıklık Sistemi Organları https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-organlari.html Fri, 07 Dec 2018 03:20:30 +0000 Bağışıklık sistemi organları, doğadaki canlıları birtakım virüslere karşı koruyan sistemin genel adıdır. Bu organlar vücutta herhangi bir yabancı madde algıladığı anda gereğini yaparak, yabancı maddeyi vücuttan uzakla Bağışıklık sistemi organları, doğadaki canlıları birtakım virüslere karşı koruyan sistemin genel adıdır. Bu organlar vücutta herhangi bir yabancı madde algıladığı anda gereğini yaparak, yabancı maddeyi vücuttan uzaklaştırırlar. Vücuda giren bu yabancı maddeler tümör, virüs, patojen veya enfeksiyon olabilir. Doğada bütün canlılarda çok mükemmel bir bağışıklık sistemi bir anlamda savunma sistemi vardır. Bağışıklık sistemi çok hücreli yapılardan tek hücreli yapılara kadar bütün canlılarda gelişmiş bir sistemidir. İnsanlardan hayvanlara bitkilerden bakterilere kadar bütün canlılarda bağışıklık sistemi mevcuttur. Geçmişten bugüne birçok bilim adamı bağışıklık sistemi ve organları üzerine ciddi araştırmalar yaparak bağışıklık sisteminin ve organlarının canlılar için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuşlardır. 

      Bağışıklık sisteminde bazı organlar önemli görevler üstlenmektedir. Bağışıklık sisteminde görev alan bu organlar birbirleri ile mükemmel bir uyum içerisinde çalışır. Bağışıklık sistemi organlarının bir diğer ismi ise lenfoid dokulu organlardır. Lenfoid dokulu organlar birincil lenfoid ve ikincil lenfoid olarak iki gruba ayrılır.
      Bağışıklık sistemi organlarımız şunlardır:

      Bademcikler: Boğazda lenfositlerin oluşturduğu bir yapıdır. Ağızdan gelebilecek yabancı maddelere karşı koruma görevini üstlenmektedir. Bademcik de bulunan lenfositler salgılamış olduğu sıvı ile vücudumuza giren mikropları temizleme görevi yapmaktadır.

      Timus: Göğüs üst boşluğunda yer almaktadır.  Olgunlaşmamış lenfositler kemik iliğinden çıkar timusa gelir ve burada olgunlaşıp kana karışarak görevini yerine getirir.

      Dalak: Karın boşluğunun sol üst kısmında yer alır. Bu organın en büyük görevi fonksiyon dışı kalan kanı süzerek bir anlamda filtre görevi üstlenmektedir. Ayrıca vücuda yerleşen enfeksiyonlarla savaşarak bağışıklık sistemine yardımcı olur.

      Karaciğer: İmmünolojik hücreleri içerir. T hücreleri Vücutta ilk olarak Fetüs karaciğeri tarafından üretilir.

      Bağışıklık Sistemi Organları
      Kemik iliği: Kemiklerin iç kısmında bulunan yağlı gözenekli bir dokudur. Bağışıklık sisteminde önemli bir yere sahiptir. Özellikle kan hücrelerinin yapıldığı yerdir.

      Lenf: Bağışıklık sistemindeki hücrelerin ve proteinlerin gerekli yerlere taşıma görevini yapan bir dolaşım sistemidir.

      Peyer plakları: İnce bağırsakta yer alan peyer plakları bağırsak lümenindeki patojenlerin kontrolünü sağlayarak bağışlık sistemine yardımcı olur.

      Lenf düğümleri: T ve B hücrelerinin bulunduğu merkez olarak bilinir. Özellikle vücudumuzda koltuk altı, kasık, boyun, göğüs ve çene gibi bölgelerde bulunur.

      Lenf bezleri: Geniz eti olarak adlandırılan lenf bezleri, burun boşluğunun arkasında yutağın üst kısmında yer alır. Görevi virüs ve bakteri gibi antikorları yakalayarak vücuda girmesini engellemektir.
      ]]>
      Bağışıklık Sistemi https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi.html Fri, 07 Dec 2018 22:53:22 +0000 Bağışıklık sistemi, Canlı vücudunda herhangi bir hastalığa neden olabilecek virüs, yabancı madde ve patojenleri tanıyarak, yok eden, mükemmel çalışan bir sistemdir. Sistem vücuda giren tüm yabancı maddeleri tan Bağışıklık sistemi, Canlı vücudunda herhangi bir hastalığa neden olabilecek virüs, yabancı madde ve patojenleri tanıyarak, yok eden, mükemmel çalışan bir sistemdir. Sistem vücuda giren tüm yabancı maddeleri tanıyarak, detaylı bir şekilde tarama yapar ve sağlıklı hücrelere zarar vermeyecek şekilde eler. Bağışıklık sisteminin en önemli görevi bu maddelerin vücuda girmesini önlemektir.  Eğer bu maddeler bir dirençsizlik ya da bozukluk nedeniyle vücuda girse bile bağışıklık sistemi bu maddeleri girdikleri yerde tutarak çevreye yayılmalarını önler. Oldukça hassas bir yapıya sahip olan bağışıklık sistemi, protein ve aminoasit gibi birbiri ile çok yakın olan maddeleri bile ayırabilmektedir.

      Bağışıklık sistemi doğumdan itibaren aktif bir şekilde çalışmaya başlar ve bu çalışma yaşam boyu devam eder. Bağışıklık sistemi herhangi bir nedenden dolayı zayıflamışsa vücudun kendini koruma kabiliyeti azalır. Bu durumda fırsattan yararlanan virüsler vücuda saldırarak grip, nezle gibi hastalıklara yol açar.

      Bağışıklık sistemi çeşitleri

      Doğuştan gelen bağışıklık: Bağışıklık doğal bir şekilde anlının doğumuyla birlikte aktif hale gelir ve canlı hayatını kaybeden kadar çalışmaya devam eder. Doğuştan bağışıklıkta vücut antikor oluşturmadan mikroplara karşı doğal bir şekilde korunur. Örneğin gözde bulunan gözyaşı gözde oluşabilecek mikropları engeller, burun içinde bulunan kıllar nefes alış verişinde yabancı maddeleri tutarak vücuda girmesine izin vermez. Bu olaylar doğuştan bağışıklığa verilebilecek örnekler arasındadır.

      Sonradan kazanılmış bağışıklık: Vücudun yabancı maddelere antikor üreterek kazanmış olduğu bir bağışıklık türüdür. Sonradan kazanılmış bağışıklık, aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayrılır.

      Aktif bağışıklık antijenler oluştuktan sonra meydana gelen bağışıklık türüdür. Aşılama, hastalığı geçirme ve sağlıklıyken vücudun antikor üretmesi olarak üç türden meydana gelir.

      Pasif bağışıklık, vücuda dışarıdan antikor verilerek kazanılan bağışıklıktır. Bu bağışıklık için serumdan yararlanılır. Hazır antikorlar şeklinde hazırlanan serumlar, antikor yetersizliğinde eksiği kapatmak için takviye olarak kullanılır.

      Bağışıklık sistemi organları

      Bağışıklık sistemi görevini vücuttaki bazı doku ve organlarla işbirliği yaparak gerçekleştirmektedir. Bu organlar;

      Bademcikler: Boğazda lenfositlerin toplandığı ufak yapılara verilen addır. Dışarıdan ağız yoluyla vücuda gelebilecek yabancı maddelere karşı koruyucudur. Bademciklerin içinde bulunan lenf damarları yoluyla boyun ve çene altı düğümlerine doğru lenf sıvısı akar. Bu sıvı akarken lenf damarı duvarlarından lenfosit üretilir. Lenfositler vücuda giren yabancı maddeleri temizlemeyle görevlidir.

      Bağışıklık Sistemi

      Lenf: Bağışıklıkta bulunan protein ve hücreleri vücutta farklı alanlara taşıyan bir dolaşım sistemidir.

      Lenf düğümleri: Çene altı, koltuk altı, boyun, dirsek ve göğüste yer alan T ve B hücrelerini barındıran sistemdir.

      Lenf bezleri: Burun boşluğunun arka kısmında, yutağın hemen üstünde yer alan dokulardır. Hastalığa yol açabilecek antikor ve enfeksiyonları yakalamakla görevlidir.

      Timus: Göğüs boşluğunun içinde bulunan ve iki kısımdan meydana gelen bir organdır. Henüz tam olarak olgunluğa erişmemiş lenfositler kemik iliğinde ayrılarak timusa gelir ve timusta gelişerek olgunlaşır. Bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için kana karışır.

      Dalak: Dalak fonksiyon dışı kalmış kanı süzmekle görevlidir. Ayrıca bağışıklık sistemi için önemli olan antibadi üretimi yapan hücre gelişimine destek olur.

      Kemik iliği: Bağışıklık sisteminde görevli olan bütün hücre ve kök hücrelerin yer aldığı merkez kemik iliğidir.

      Bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir

      Güçlü bir bağışıklık sistemi vücudu hastalıklara karşı korumak ve direnç ka]]> Bağışıklık Sistemi Güçlendirici https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-guclendirici.html Sat, 08 Dec 2018 17:08:48 +0000 Bağışıklık Sistemi Güçlendirici, bağışıklık sistemi vücudu hastalıklara karşı koruyan ve bakteri, virüs gibi hücreleri yok eden bir servistir. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve güçlendirilmesi hastalıklara karş Bağışıklık Sistemi Güçlendirici, bağışıklık sistemi vücudu hastalıklara karşı koruyan ve bakteri, virüs gibi hücreleri yok eden bir servistir. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve güçlendirilmesi hastalıklara karşı direnç kazanmak, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmak için en önemli noktadır. Kendini tekrarlayan enfeksiyonlar sadece bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bu durum kendini tekrarlamaya devam ederse kronikleşmiş enfeksiyonlara dönüşür. Zayıf bir bağışıklık sistemi enfeksiyona yol açar. Enfeksiyon da bağışıklık sisteminde hasara neden olur ve bu da vücut direncini daha da zayıflatır. İlerleyen yaşlardan itibaren bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekler tüketmek hastalıklara yakalanma riskinin önemli ölçüde azaltmaktadır.  

      Vitamin ve Mineraller

      Zayıf bağışıklık sisteminin en yaygın nedeni vücudun yetersiz beslenmesidir. Günlük beslenmede şekere çok fazla yer verilmesi, alkol tüketimi ve benzeri durumlar çeşitli nedenlerle bağışıklık sisteminin işlevini azaltır. bu tür durumlarda vücudun yeterli proteini alması bağışıklık sistemi işlevi için şarttır. Fakat proteinin de fazlası bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyebilir. Alınan besinler vücut enerjisi için oksijenle yandığında serbest radikaller oluşur. Serbest radikaller vücutta çoğaldığında hücre ve doku yapısında hasara neden olur. Ayrıca sigara, hava kirliliği, radyasyon nedeniyle de serbest radikaller artmaktadır. Bu artış durumunda kalp damar hastalıkları, kanser gibi ciddi sağlık sorunları oluşur. Besinlerle birlikte alınan antioksidanlar vücuttaki serbest radikallere karşı savaş açarlar. Serbest radikallerin yarattığı bu olumsuz etkilerin önlenmesi ve etkisinin en aza indirilmesi için vücut yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir. Bağışıklık sistemi güçlendirici vitaminler ve mineraller aynı zamanda antioksidan tüketmede de önemli rol oynar. Bunlara A, B12, C, E vitaminleri ve demir, çinko, selenyum gibi mineraller örnek gösterilebilir. Özellikle demirin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi çok yüksektir. Kırmızı et, yumurta  da hayvansal kaynaklı demir kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzelerde ise bitkisel kaynaklı demir bulunur. Hayvansal kaynaklı kullanılan demirin vücuttaki oranı bitkisel kaynaklı kullanılan demire göre daha fazladır. Bunların yanı sıra aşırı vitamin tüketiminin de zararlı etkileri olabilir. Yağda eriyen vitaminler vücutta depolandığı için yüksek oranda alındığında vücutta toksik etki görülebilir. Yüksek oranda C vitamini organlara zarar verirken B6 vitamini ise sinir sistemi hasarına neden olur. 

      Bağışıklık Sistemi Güçlendirici

      Sebze ve Meyveler

      Domateste bulunan likopen, turunçgillerde bulunan karoten , brokoli karnabahar ve lahanada bulunan glukozinolatlar, keten tohumunda bulunan lignan, sarımsak ve soğanda bulunan sülfitler serbest radikallerin atılımını arttırır, kanser hücresinin oluşmasını ve çoğalmasını engeller, kolesterol seviyesini düzenler. Ayrıca çay ve  kakaoda bulunan flavonoidler, soyada bulunan fitoöstrojenler sayesinde vücut enfeksiyonlara karşı bir kalkan gibi korunur. Hormon bağımlısı olan kanserli hücrelerin oluşumunu önler. Probiyotikler ise vücudun düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bu probiyotikler besin olarak prebiyotikleri kullanır. O nedenle beraber tüketilmelerinde fayda vardır. 

      Sonuç olarak bağışıklık sistemini güçlendirmek için önerilen yiyecekler sağlıklı beslenme için önerilen yiyecekler ile aynıdır. Paketlenmiş ve işlenmiş hazır gıdaların fazla tüketimi bağışıklık sistemini tehlikeye sokabilecek oldukça zararlı alışkanlıklardır. Günlük yaşamda sağlıklı beslenmeye dikkat ederek kolaylıkla bağışıklık sistemi güçlendirebilir. Ayrıca beyin, karaciğer ve akciğerlerin rutin çalışabilmesi için dinlenmeye ihtiyacı vardır. Vücut sıcaklığını kontrol ederek hormonal salgılama yapması gerekir. Tüm bu işlemler uykuda gerçekleşir. O nedenle vücut sağlığı için uyku düzeni de]]> Bağışıklık Sistemi Düşüklüğü https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemi-dusuklugu.html Sat, 08 Dec 2018 17:28:59 +0000 Bağışıklık Sistemi Düşüklüğü, Her türlü canlının farklı yapılara ait maddeleri yabancı olarak algılayıp doğal yolla dışarı atmak için savunma sistemini harekete geçirmesi ''Bağışıklık'' olarak adlandırılır. V Bağışıklık Sistemi Düşüklüğü, Her türlü canlının farklı yapılara ait maddeleri yabancı olarak algılayıp doğal yolla dışarı atmak için savunma sistemini harekete geçirmesi ''Bağışıklık'' olarak adlandırılır. Vücudumuzda bu amaçla çalışan çok sayıda ve farklı özellikte hücreler bulunur. Bu hücrelerin vücudu hastalıklardan korumak amacı ile birbirleri ile iletişim halinde çalışarak kurdukları sisteme de bağışıklık sistemi denilmektedir.


      Bağışıklık sisteminin her zaman güçlü ve her türlü hastalıkla başa çıkabilecek yapıda olması insan sağlığı için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Çeşitli nedenler ile meydana gelen bağışıklık sistemi çökmesi sonucu yaşamını yitiren binlerce insan vardır. 

      Bağışıklık Sistemi Düşüklüğü Nedir

      Vücuda giren her hangi bir mikroba karşı yeterince direnç gösterememesi sonucu bağışıklık sistemi düşüklüğü '' immün sistem'' yetmezliği diye tanımlanan hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Dünya üzerinde on milyondan fazla kişide bu hastalığın olduğu düşünülmektedir. Bu da dünya üzerinde her beş yüz kişiden birine denk gelmektedir.

      Bu hastalığın bu kadar fazla görülmesinin nedeni özellikle orta doğu ve Asya ülkelerinde akraba evliliklerinin çok fazla yapılıyor olması gösterilmektedir. Akraba evliliğinin fazla görüldüğü ülkelerde bu oran daha yüksek görülmektedir. Bağışıklık sisteminde düşüklük olan çocuklarda büyüme de gelişmede duraklama görülmektedir. Ayrıca en ufak bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile çok ağır ve uzun seyretmektedir. Böyle çocuklar sık sık zatürre, kulak enfeksiyonu, ağır seyreden bağırsak enfeksiyonlar nedeni ile uzun zaman hastanede yatmakta ve tedavi edilmez ise, çocuk kaybedilmektedir. Bazı çocuklarda ise, doğumsal nedenlerden dolayı bağışıklık sistemi yeterli düzeyde çalışmaz durumdadır ve enfeksiyona karşı sürekli savunmasızdırlar. 

      Çocuklarda Bağışıklık Sistemi Düşüklüğü Belirtileri Nelerdir
      • Bir yıl içerisinde dört veya daha fazla kulak enfeksiyonu geçiriyorsa,
      • İki veya daha fazla sinüs enfeksiyonu geçiriyorsa,
      • İki veya daha fazla zatürre,
      • İki ay veya daha uzun süre antibiyotik kullanmak zorunda kalıyor ise,
      • Büyüne gelişmesinde gerilik varise,
      • Tekrarlayan deri, doku ve organ apseleri görülüyor ise,
      • Ağız içinde veya cilt üzerinde uzun süre görülen mantarlar var ise,
      • Ailede primer immün yetersizlik öyküsü var ise..
      Bağışıklık Sistemi Düşüklüğü
      Çocuğunuzda yukarıda sıraladığımız belirtilerin en az iki tanesi mevcut ise, bu hastalıkla ilgili ileri derecede araştırma yapılması iyi olacaktır.

      Bağışıklık sistemi düşüklüğünü önlemek için neler yapılmalıdır

      Bağışıklık sitemini güçlendirmek için beslenme ve çeşitli ilaçlar olmak üzere bir çok seçenek vardır ama, bağışıklık sistemi sorunları doğumsal olabildiği gibi, büyük ölçüde yeni doğan döneminde bebeğe gösterilen bakım ile doğrudan ilgilidir. Yeni doğana özel ilgi gösterilmeli ve mümkün olduğunca iyi bakılmalı ve halk arasında ağız denilen annenin ilk gelen sütünü mutlaka almalıdır. Hijyen kurallarına çok özen gösterilmeli ve bebeklerin bakımına uygun oda sıcaklığında bulundurulmalıdır. Bebeğin bulunduğu ortamda sigara içilmesine kesinlikle izin verilmemelidir.

      ]]>
      Aktif Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/aktif-bagisiklik.html Sun, 09 Dec 2018 12:04:37 +0000 Aktif bağışıklık, canlıların doğumla birlikte yaşamlarının herhangi bir döneminde canlı ya da inaktif mikroorganizmalarla temas etmesi sonucunda gelişen bir bağışıklıktır. Mikroorganizmalarla temas kısa ya da uzun süreli Aktif bağışıklık, canlıların doğumla birlikte yaşamlarının herhangi bir döneminde canlı ya da inaktif mikroorganizmalarla temas etmesi sonucunda gelişen bir bağışıklıktır. Mikroorganizmalarla temas kısa ya da uzun süreli olabilir. Kazanılan bağışıklıkta farklı derecelerde etkili olabilir. Bu şekilde canlılar temas ettikleri mikroorganizmalara karşı bağışıklık kazanırlar.

      Aktif bağışıklık türleri

      Doğal aktif bağışıklık: Doğumla birlikte bireylerin ortamdaki çeşitli mikroorganizmalarla temas edere ya da bunları koruyucu amaçla alarak farklı derecelerde bağışıklık kazanmalarıdır. Kişilere bu etkenler direkt ya da indirekt şekilde girer. Vücuttaki sekonder ya da primer savunma mekanizmalarını aşarak, kan ve lenf yollarıyla yayılır ve hücrelerle temasa geçerler. Bazı etkenlerde vücuda girer girmez hücrelerle karşılaşır. Hücreler uyarılarak gelişen, mikroorganizmalara yönelik humoral ya da sellüer yanıt oluşur. Bunun sonucunda göre kişide mikroorganizma oranına, giriş yolu, vücudun hassaslığı gibi faktörlere bağlı olarak, faklı seviyede aktif bağışıklık gelişir.

      Virülensi düşük olan mikroorganizmalar vücutta belirsiz bir uyarıma neden olup, oldukça kısa ömürlü ve zayıf bir bağışıklık yaratırlar. Bunlar genellikle hastalığa neden olmaz. Fakat kişide immün yetmezliği olursa ya da ilaç kullanımı varsa, genel sağlığı bozuk olursa ya da stresli olurlarsa, klinik olarak bazı bozukluklar gelişebilir. Bu mikroorganizmalar genellikle yeteri kadar antikoru uyarmadıklarından, vücutta zayıf aktif bağışıklığa neden olur. Daha etkili olan virülensli mikroorganizmayla karşılaşan vücut hastalığı kapabilir. Bunların oluşturduğu infeksiyonların tanısı genellikle belli bir klinik tablo oluşturmadığından oldukça zordur. Kanda da yeterli antikor oluşturmadıklarından tanısı güçleşir ve gözden kaçar.

      Orta derecede virülensi olan mikroorganizmaların vücuttaki uyarımı daha etkili olur. Bunlar kanda homolog antikoru olmayan kişilere verilirse enfeksiyona yol açarlar. Yüksek virülensi olan mikroorganizmalar ise, vücuda girdikleri zaman ciddi enfeksiyonlara, hastalıklara neden olurlar. İnaktif mikroorganizmalar vücutta düşük uyarıma neden olsa da, uygun adjuvantla birlikte verilirse, antijenleri artar.

      Aktif Bağışıklık
      Kişiler mikroorganizmaları direkt kendileri alarak ya da bunların toksinlerini ya da toksik metabolitlerini alıp, aktif bağışıklık kazanabilir. Bunun derecesi toksinin türüne, miktarına, giriş şekline ve diğer etkenlere bağlı olarak değişebilir. Mikroorganizmaların vücuda girişi daha çok sindirim, cilt, mukozalar ve konjunktiva yoluyla olur. Anne karnındaki fetus bunları plasenta aracılığıyla alır ve infekte olur.

      Suni aktif bağışıklık: Canlılar tehlikelerden korunabilmek için, farklı şekillerde hazırlanan aktif ya da inaktif aşılarla aşılanıp, etkin bir bağışıklığa sahip olabilir. Canlı aşılar, diğer inaktif aşılara göre daha başarılı bir uyarıma neden olur. Tehlikeli enfeksiyonlardan ve hastalıklardan korunmak amacıyla viral ve bakteriyel aşılar çok kullanılır.

      Doğal yoldan ya da suni olarak elde edilen aktif bağışıklıkta vücudun korunmasında iki yanıt oldukça önemlidir. Bunlardan biri humoral yanıt yani sıvısal yanıttır. Diğeri ise hücresel yanıttır yani sellüler yanıttır. Bu şekilde canlılar aktif bağışıklık kazanır, hastalıklardan ve enfeksiyonlardan daha kolay korunur.
      ]]>
      Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Bitkiler https://www.bagisiklik.gen.tr/bagisiklik-sistemini-guclendiren-bitkiler.html Sun, 09 Dec 2018 19:19:25 +0000 Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler, Bağışıklılık sisteminin zayıf olması bir çok hastalığın kişinin vücuduna daha çubuk yayılması ve bulaşmasına neden olmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerd Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler, Bağışıklılık sisteminin zayıf olması bir çok hastalığın kişinin vücuduna daha çubuk yayılması ve bulaşmasına neden olmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde hep bir halsizlik yorgunluk ve kansızlık görülmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin vücutlarında oluşan yaralar geç iyileşir bulaşıcı hastalıkları atlatmaları da oldukça zor ve uzun sürer. Özellikle kış aylarında soğuk algınlığına bağlı birçok hastalığa yakalanma riski de oldukça yüksektir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çeşitli vitamin ve demir ilaçları kullanmaktayız fakat bunların yanı sıra bağışıklık sistemi güçlendirmek için çeşitli bitkilerde kullanabiliriz. Bu şekilde hem doğal besinler almış oluruz, hemde çeşitli hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmiş oluruz. 

      Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler.
      • Karahindiba: ABD Ülkelerinde yabani ot olarak kabul edilen karahindiba bitkisi Çin alternatif tıbbında da 1.000  yılı aşkın bir süredir çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkilerin içerisinde yer alan karahindiba bronşit, zatürre, ülser ve diş eti hastalıklarına iyi gelmektedir. Karahindiba bitkisini çay olarak tüketmekte yarar vardır. Bu şekilde tüketildiği taktirde hem bağışıklık sistemini güçlendirir hemde idrar yolları enfeksiyonunu ortadan kaldırır. Aynı zamanda bulaşıcı hastalıklardan korur. 
      • Picrorhiza: Bu bitkiyi ülkemizde bulmak çok kolay olmuyor fakat biraz araştırmanın sonunda bulduğunuz bitkinin çok az miktarı ile bağışıklılık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Hindistan da Birçok hastalıktan korunmak için ve  tedavisinde kullanılan bir bitkidir. Picrorhiza bitkisi enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirmekte oldukça etkili bir bitkidir. Bu bitkide birçok bitki gibi çayı demlenerek tüketilmektedir. 
      • Ekinezya: Bu bitki kanı kanı temizleme özelliğine sahip bir bitkidir. Çeşitli kan hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiği bir çok alternatif tıp uzmanları tarafından belirtilmektedir. Aynı zamanda Yeşil çay ile aynı vitamin değerlerine sahip olan ekinezya bitkisi yeşil çay gibi demleyip tüketebilirsiniz. 
      • Papatya: Bir çoğunuzun Sakinleştirici ve uyku problemi çektiğinde sıkça kullandığı bir bitkidir. Papatya İnsan vücudunda bulunan beyaz kan hücrelerini artırarak birçok bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendiren bir bitkidir. Birçok uzman bebek emziren annelere papatya çayı içmelerini önerir bunun nedenleri hem annenin sinirlerini yatıştırıp bağışıklık sistemini güçlendirmesi hemde bebeğe sağlayacağı faydalardır. 
      • Gingseng: Yaklaşık 5.000 yıldır Çin alternatif tıbbında kullanılan bitki bir çok hastalıktan korunmak için ve tedavisinde kullanılmaktadır. Uzun yıllardır ülkemizde de kullanılan gingseng bitkisi bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi yaşam kalitesini de artırmaktadır. Papatya bitkisinde olduğu gibi insan vücudunda bulunan beyaz kan oranını arıtır ve kansızlığa iyi gelmektedir. Gingseng bitkisini çay olarak tükettiğiniz taktirde birçok bulaşıcı hastalığa karşı bağışıklık sistemini güçlendirmiş olursunuz. 
      • Sarı kantaron: İnsan vücudunda bulunan kandaki mikropları temizlediği herkes tarafından bilinmektedir. Sarı kantaron hakiki zeytin yağı ile Hazırlanıp bir kenarda sürekli bulundurmamız gereken şifalı bir bitkidir. Vücuttaki yaraların iyileşmesine yardımcı olduğu gibi kas kasılmalarına sürüldüğü taktirde kasta bir gevşeme ve rahatlama görülecektir. Sarı kantaron bitkisinin gerek yağını gerekse çayını tükettiğiniz taktirde hem bağışıklık sistemi güçlenir hemde vücuttaki kötü toksinler ve mikroplar arınmış olur. 
      • Siyah mürver ve Altın mühür: Bu iki bitki antibakteriyel özelliğine sahip bitkilerdir. Vücuttaki kötü toksinleri temizlediği gibi bağışıklık sistemini de güçlendirir. Bu iki bitkiyi de çay olarak tüketmek mümkündür.  Hücresel Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/hucresel-bagisiklik.html Mon, 10 Dec 2018 02:16:23 +0000 Hücresel Bağışıklık: En basit tanımıyla, hücre aracılığı ile olan bağışıklık çeşitlerine hücresel bağışıklık adı verilmektedir. Hücresel bağışıklığın sözlükte ise; antijene özgü olan Hücresel Bağışıklık: En basit tanımıyla, hücre aracılığı ile olan bağışıklık çeşitlerine hücresel bağışıklık adı verilmektedir. Hücresel bağışıklığın sözlükte ise; antijene özgü olan, duyarlı T lenfositleri ile fagositik hücrelerin rolünün bulunduğu bağışık cevap olarak tanımlanmaktadır.

        Hücresel Bağışıklık

        Hücresel Bağışıklık Sistemi

        Hücresel bağışıklık sisteminde organizmalar karşı karşıya kaldıkları antijen yani düşman uyarısına karşılık olarak antikorları da kullanıp kimyasal bir savaş açmaktadırlar. Bununla birlikte de timus kaynaklı olan T-lenfositleri kullanarak da hücresel olarak savunma amacı ile bir savaşa girmektedirler. Antijen lenfoid dokularda herhangi bir antijenlerden biri makrofajlarca yutulduğunda burada bulunan birtakım T-lenfositleri de bu makrofajların iç kısmına yönelik olarak bazı uzantılar göndermektedir. Bu sayede T-lenfositleri antijenler ile tanışarak makrofajlardan uzaklaşmaktadır. Bu uzaklaşmanın ardından da üç çeşit immünoblastlara, sonra da üç farklı T- lonfositine dönüşmektedir.

        Dönüşülen lenfosit türleri şu şekildedir;

        • T- Hatırlayıcı Hücreler: Hatırlayıcı hücre özelliğini göstermelerine karşın, bu hücreler öncesinde tanımış oldukları antijen düşman ile karşılaştıkları zaman Aktifleştirilmiş T- lenfositlerine dönüşmektedirler.
        • Aktifleştirilmiş T- Lenfositleri: Bunlar antijen yani düşmanlarına karşı direkt olarak ya da antikor haricinde üretmiş oldukları bazı maddeler aracılığı ile ve her ikisi ile birden savaşmaktadırlar.
        • T- Yardımcı Hücreler: Bir diğer ismi de T- supresör hücreler olan T- yardımcı hücreler, B- lenfositlerini etkileyerek antikor üretiminin düzenlenmesini sağlamaktadırlar. Bu hücrelerin antikor üretimi üzerinde duruma göre çoğaltma ya da azaltma etkisi vardır. Özellikle bu hücrelerin organizmaların kendilerine ait olan antijenlerine karşı bir antikorun var olmasını engelledikleri düşünülmektedir. Ancak, bu durumun ayrıntısına henüz inilmiş değildir. 

        ]]>
        Pasif Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/pasif-bagisiklik.html Mon, 10 Dec 2018 16:10:54 +0000 Pasif Bağışıklık, İnsan bağışıklık sistemi, immünite; çeşitli enfeksiyonlara karşı bedenin göstermiş olduğu dirençtir. Aktif ve pasif bağışıklık olarak ayrıma tabi tutulan bağışıklık sisteminde aktif b Pasif Bağışıklık, İnsan bağışıklık sistemi, immünite; çeşitli enfeksiyonlara karşı bedenin göstermiş olduğu dirençtir. Aktif ve pasif bağışıklık olarak ayrıma tabi tutulan bağışıklık sisteminde aktif bağışıklığı, insan hastalığı kendisi geçirerek elde ederken, pasif bağışıklığı ise; antikor oluşumuna neden olacak şekilde reaksiyon oluşturan ancak gücü azaltılmış veya çoğalma yeteneği zayıflatılmış mikropların vücuda aşılanması ile elde eder. Aşılama, İnsan veya hayvan tarafından belirli şartlarda elde edilen koruyucu antikorların başka bir insana aktarılması ilkesine dayanır. Antikorların aktarılması genel olarak enjeksiyon yöntemiyle yapılır. Aktarılan antikorların etkisi kişinin durumuna göre birkaç hafta veya birkaç ay içinde kaybolur.

        Pasif bağışıklık iki şekilde kazanılır, 

        Doğal pasif bağışıklık; 
        • Doğal olarak elde edilen pasif bağışıklık anne karnında plesentadan geçen immunglobulin g isimli antikor varlığı hastalık olduğunu göstermez bunlar hali hazırda hastalanmayı önlemek için bekleyen antikordur. Fakat etkisi doğumdan birkaç hafta sonra sona erer, kısa sürelidir.
        • Bir başka pasif bağışıklık hasta vücudunun hastalıklara karşı kendiliğinden oluşturduğu antikorlar meydana getirir. Çoğu hastalığın oluşumunda bir süre geçtikten sonra antikor ortaya çıkarak bağışıklık oluşmasına neden olur.
        • Anne sütü ile elde edilen pasif bağışıklık bebeklik döneminde hastalıklara açık, savunmasız vücudu korumak için önemli antikorlar içerir. Anne sütünün iki yıl boyunca devamlılığı bu nedenle önemlidir. Ayrıca anne sütünde bulunan diğer vitaminlerde hastalıkların engellenmesinde önemli bir savunma sistemi oluşturur.
        Suni pasif bağışıklık,
        • Serum uygulamasının pasif bağışıklık sistemine etkisi, İnsan hastalanınca vücut hemen antikor üretmez. Antikorun oluşması için belli bir süre beklenmesi gerekir. Vücut antikor üretene kadar geçici antikor ihtiyacı serum uygulaması ile karşılanır. Serum (izotonik) içinde yeterince antikor vardır. Hasta vücut antikor üretmeye başlayınca serum verilmesi durdurulur. Serum daha çok güçlü hayvanların etinden elde edilir. Bu hayvanlar at, sığır, vb. hayvanlardır. Antikorun artırılması için aşı önce belirleyen hayvana uygulanır, daha sonra hayvandan kan alınarak antikor elde edilir.
        •  Aşının pasif bağışıklık sistemine etkisi,Bebek anne karnında iken annenin üretmiş olduğu antikorlar ve çeşitli koruyucuların etkisi ile hastalıklara maruz kalmaz iken anne karnından ayrıldıktan sonra dış Dünya'da bir çok hastalık saçan mikrop ile karşılaşır. Vücuda giren mikropların dışarıya atılabilmesi veya etkisinin azaltılabilmesi için vücudun oluşturduğu koruyucu teknikler genellikle yeterli olmaz. Bu durum da pasif bağışıklık oluşturulur. Oluşturulan pasif bağışıklık, vücudun bir rahatsızlık ile karşılaşması durumunda ilk karşılaşmayı unutmadığından hazırlıklı olacaktır. Hastalığa karşı çok kısa sürede antikor üreterek karşı koyacaktır. Bu durumda hastalığın oluşmasına neden olan mikroplar kısa sürede etkisiz hale gelecektir. Aşı ile elde edilen pasif bağışık, savunma sistemini harekete geçirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.
        Pasif BağışıklıkPasif Bağışıklığın yeni doğan bebekler için önemi nedir

        Bebekler için pasif bağışıklığın önemi daha fazladır. Doğumdan hemen sonra bebeğin vücuduna aşılar ile sürekli antikor aşılanmaktadır. Bu işlem çocuğun bir yaşını doldurana kadar devam etmektedir. Bir yaşından sonra bebeklerde ki antikor seviyesi yetişkin bir kişide bulunan antikor seviyesine ulaşır. Fakat anne sütü ile gelen antikor ile bağışıklık iyice geliştirilir.  Böylece çoğu enfeksiyon hastalığa yol açmadan yok ediliyor. Basit üşütmeler de üst solunum enfeksiyonu olarak ortaya çıkan hastalıklar, pasif bağışıklık zayıf olduğunda akciğerin içine ilerleyerek za]]> Kazanılmış Bağışıklık https://www.bagisiklik.gen.tr/kazanilmis-bagisiklik.html Tue, 11 Dec 2018 04:59:02 +0000 Kazanılmış Bağışıklık, kişilerin küçük yaşlardan itibaren hastalıklara karşı güçlü bir direncinin olmasıyla alakalıdır. Eğer bebeklikten itibaren vücudunuz hastalıklara iyi mücadele edebilmişse ve beslenme, din Kazanılmış Bağışıklık, kişilerin küçük yaşlardan itibaren hastalıklara karşı güçlü bir direncinin olmasıyla alakalıdır. Eğer bebeklikten itibaren vücudunuz hastalıklara iyi mücadele edebilmişse ve beslenme, dinlenme diğer fiziksel koşullarınız iyi sağlanmışsa kazanılmış bağışıklık elde etmiş olursunuz.Bu bağışıklık sonradan kazanıldığı için kazanılmış bağışıklık adını almıştır. Aktif ve pasif bağışıklık olarak ikiye ayrılmaktadır.  Genelde pasif bağışıklık çok fazla serum kullanan kişilerde görülürken, aktif bağışıklık hastalık geçirildiğinde, aşı olunduğu zamanlarda görülür. Bir de vücudun antikor üretmesi yoluyla da aktif bağışıklık kazanılmış olur. Bunun için sağlam bir bağışıklık kazanmanın bazı yolları ve yöntemleri vardır. 

        Kazanılmış BağışıklıkKazanılmış Bağışıklık Nasıl Olur

        Eğer yaşamınız boyunca alışkanlıklarınızı kontrol edebilir, daha verimli ve kaliteli yollar tercih ederseniz bağışıklık sisteminiz de kuvvetlenecektir. Örneğin her gün bol miktarda su tüketmek bağışıklık sistemini güçlü kılmanın en iyi yoludur. Aynı zamanda temizlik konusunda da dikkatli olmanız gerekmektedir. Yaşadığınız alan siz ne kadar temiz olursanız mikropların barınması o oranda azalır. Günümüzde pek çok kişi kimyasal malzemelerle bunu sağlamaya çalışmaktadır. Oysa bu çok yanlış bir yoldur. Daha doğal ürünler kullanmanız da son derece önemlidir. Halk arasında bilinen sakınılan göze çöp batar lafı kesinlikle doğrudur. Kendinizi her yerden ve her şeyden soyutlamak yerine sadece biraz daha dikkatli olarak her besinden almanız gereken miktarı karşılamanızı tavsiye ederim. 

        Bunların dışında et ürünlerini, kahvaltıda doğal besinleri, süt yoğurt ve peyniri, meyve ve sebzeleri bol bol tüketin. Meyve ve sebze seçerken mevsimin koşullarında yetişen meyveleri seçin. Şekline değil, içeriğinin doğallığına önem verin. Sonuç olarak midenizde o gördüğünüz şekil kalmayacaktır. Spor yapmayı ihmal etmeyin. Spor yapmak organların pasiflikten uzaklaşmasına, hareketlerinizin daha esnek olmasına ve kötü enerjiyi vücudunuzdan atmanıza olanak sağlar. Uyku saatlerinizi düzenli tutmaya çalışın. Bir süre sonra baş ağrısı, stres ve sinirden de uzaklaşmanızı sağlayacak, sizin kendinizi ve ruhunuzu dinlendirecek zaman yaratmanız daha güçlü bir bağışıklık sisteminin oluşmasına zaman hazırlar. Duygusal durum değişikliklerinden mide, bağırsaklar, beyin ve böbrek gibi daha pek çok organ etkilenmektedir. Hem kendinize hem de çevrenizdekilere karşı daha ılımlı ve anlayışlı olmanız bağışıklık kazanmanızı da sağlayacaktır. 
        ]]>